Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8462 E. 2023/5541 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8462
- Karar No
- 2023/5541
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1581 E., 2019/2962 K. HÜKÜM : Düzeltiletek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; yapılan incelemede gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 25.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 14/02/201- 27/12/2012 tarihleri arasında uygulanan haksız arama-el koyma, haksız gözaltı ve tutuklama yargılamanın tüm aşamalarındaki adil yargılanma hakkına aykırı karar ve uygulamalar ile 6 yıldan fazla süren yargılamaya muhatap bırakılması sebebiyle 1.000.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, hükmedilecek tazminata gözaltına alınma tarihi olan 14/02/2011'den itibaren en yüksek yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 26.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, tazminat isteminin hukuki dayanağının bulunmadığını, maddi tazminata konu olan zararın süresi içinde belgelendirilmediğini, manevi tazminatta talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davacının sosyal ve ekonomik durumuna göre zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun olması gerektiğini, sonuç olarak haksız açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. 3.İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2019 tarihli ve 2018/34 Esas, 2019/10 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.09.2019 tarihli ve 2019/1581 Esas, 2019/2962 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2021 tarihli, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davacının tutuklanması sebebiyle Hürriyet gazetesinde çalıştığı dönem için alamadığı ücretlerin ödenmesi gerektiğine, 2.Davacının Doğan ve Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık A.Ş.'den telif ücreti alamaması sebebiyle uğradığı zararın maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, 3.Davacının ödemiş olduğu vekâlet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, 4.Davacının haksız tutuklanması sebebiyle bilimsel mütalaalar için yapılan harcamaların maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, 5.Cezaevinde yapılan masrafların maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, 6.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. B. Davalı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davanın reddi gerektiğine, 2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Davacının, hakkında beraat kararı verilen İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/112 esas, 2017/145 karar sayılı dosyasında beraatine konu olay nedeni ile 14.02.2011 tarihinde gözaltına alındığı, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. madde ile Yetkili) tarafından 2011/22 sorgu numarası ile 18.02.2011 tarihinde tutuklandığı, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK 10. maddesi ile görevli) 2011/4 esas sayılı 27.12.2012 tarihli müzekkeresi ile tahliye edilerek adli kontrol altına alındığı, yargılama sonucunda hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmakla, yüklenen suçun niteliği, davacının sosyal ekonomik durumu, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, çektiği acı ve elem karşılığı paranın satın alma gücü hak ve nesafet kaidelerine göre davacının talebinin kısmen kabulü ile gözaltı ve tutuklama nedeniyle bilirkişi tarafından hesaplanan Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş'den telif ücretini 2012 yılında alamadığından 124.877,75 TL, Doğan ve Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık A.Ş'den telif ücretini 2011 ve 2012 yılında alamadığından 135.812,00 TL ve avukat için yapmış olduğu 30.000,00 TL vekâlet ücretinden beraat kararına hükmedilen 3.960,00 TL çıkarılmak suretiyle hesaplanan 26.040,00 TL olmak üzere toplam 286.729,75 TL maddi tazminat ile 34.000,00 TL manevi tazminat talebinin gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından her ne kadar bilimsel mütaalalar için yapılan masraflar, cezaevi gidiş geliş masrafları, cezaevinde yapılan kantin masrafları ve iş hayatında uğradığı diğer bir kısım zararların ödenmesi talep edilmiş ise de; bilimsel mütaalalar için yapılan masraflar, cezaevi gidiş geliş masrafları ve cezaevinde yapılan masrafların haksız göz altı ya da tutuklama nedeniyle oluşan zarar olmadığı, tazminat hesabında dikkate alınamayacağı aynı şekilde iş hayatını etkileyen diğer zararların da haksız tutuklamaya esas alınan tazminat kapsamında değerlendirelemeyeceği mahkemece kabul ve takdir olunarak davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: ''1-Gerekçe ve hükümdeki maddi tazminat miktarına ilişkin "286.729,75 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "15.335,40 TL" ibaresinin yazılması, 2- Gerekçe ve hükümdeki manevi tazminat miktarına ilişkin "34.000,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine, "70.000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle; Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan kararın, CMK'nın 303 ve 280/1-a maddeleri ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/112 Esas – 2017/145 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme suçlarından 14.02.2011- 27.12.2012 tarihleri arasında 682 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.04.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; A.1.Davacının tutuklanması sebebiyle Hürriyet gazetesinde çalıştığı dönem için alamadığı ücretlerin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.'nde telifli olarak çalıştığı, davacı ile şirket arasında telif sözleşmesi imzalandığı ve ödemelerin düzenli olarak yapıldığı anlaşılmıştır. İş hukukunun görev alanına giren Yargıtay dairesi uygulamalarında ''davacı ile davalı arasında telif sözleşmesi ile kendisinden istenileni yerine getirmesi karşılığı davacıya belli bir bedel ödenmesi kararlaştırıldığı, bu sözleşmede eserin konusunun açıkça belirtilmediği, davacı tarafından sunulan kayıtlara göre davacıya her ay belli bir miktarda ödeme yapıldığı, ve aralarında iş ilişkisinin olduğu'' belirtilmiş olup davacı ile şirket arasında imzalanan telif sözleşmesinin süreli mi yoksa süresiz mi olduğunun tereddüde yer vermeyecek şekilde tespiti ile sözleşmenin süresiz yapılması halinde tutuklandığı sıradaki bordroda belirtilen net olarak ödenen tutarın, sözleşmenin süreli yapılması halinde ise tutuklandığı tarih ile sözleşmenin süresinin bitim tarihi arasında tutuklandığı sıradaki bordroda belirtilen net olarak ödenen miktar üzerinden, sözleşmenin bitim tarihi ile tahliye tarihi arası için ise net asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminata dahil edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. A.2.Davacının Doğan ve Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık A.Ş.'den telif ücreti alamaması sebebiyle uğradığı zararın maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının kitabını başka bir yayın evinde basılması nedeniyle önceki yayın evinden telif ücretini alamadığını beyan ederek tazminat talebinde bulunmuş ise de 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının talep ettiği maddi tazminatın koruma tedbiriyle bağlantılı olduğuna dair somut bir delil olmadığından bu hususa ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. A.3.Davacının ödemiş olduğu vekâlet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir. Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. A.4.Davacının haksız tutuklanması sebebiyle bilimsel mütalaalar için yapılan harcamaların maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının talep etmiş olduğu maddi zararlarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. A.5.Cezaevinde yapılan masrafların maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının talep etmiş olduğu maddi zararlarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. A.6. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir. Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır. Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; B.1. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; ... e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, ... Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. ... Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; Gerekçe bölümünün (A.6.) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A.1., A.6.) paragraflarında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.09.2019 tarihli ve 2019/1581 Esas, 2019/2962 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.