Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/7598 E. 2025/5412 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7598
- Karar No
- 2025/5412
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2542 E., 2019/3651 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin süresinde yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın şerit ihlali yapmasının söz konusu olmadığına, kusur tespitine, kazanın meydana geldiği yolda düz çizgi bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, olay yerinde araç sollamanın yasak olmadığına, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması, hükmün de alt sınırdan uzaklaşılarak kurulmasının usule ve yasaya, dosya içeriğine aykırı olduğuna, somut olayda, bilinçli taksirin uygulanabilmesini neden olan hiçbir etken söz konusu olmadığına, aksine, olayda kast yada taksir aranacaksa olası kastın varlığı kabul edilerek TCK.m 21/2’de düzenlenen ve öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması şeklinde açıklanan olası kast hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, dolayısıyla usule ve yasaya, olayın oluşuna aykırı Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğine, olayın öngörülmesi mümkün olmayan bir kaza şeklinde gerçekleşmesi ve dolayısıyla sanığa isnad edilebilecek bir kusurun bulunmaması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gereği olarak sanığın beraatine, aksi kanaatte olunması halinde, öngörülen cezanın alt sınırından ceza verilerek TCK.m.21/2’de düzenlenen olası kast, CMK.m. 231 ve diğer lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 09:25 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonet ile ... yolunu takiben ... istikametine meskun mahalde, iki yönlü devamlı düz şerit çizgisinin olduğu asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde, aracının sol ön kısmı ile karşı yönde kendi şeridinde gelmekte olan ölen sürücü ... idaresindeki otomobilin sol ön kısmı ile çarpışması sonucu sürücü ...'ün öldüğü olayda; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ait 23.10.2018 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, sollama yasağı olan yerde hatalı sollama ve şerit ihlali yaptığı, bu ihlali neticesinde karşı yönde kendi şeridinde seyir halinde olan araç ile çarpışması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilmiş ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.