Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6376 E. 2025/2395 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6376
Karar No
2025/2395
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/608 Esas., 2019/625 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 179/3-2, 53/1-2-3, 58/6-7. maddeleri uyarınca 5 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurularının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusura ilişkin alınan raporların doğru olmadığı, çelişkilerin bulunduğu, çelişkilerin giderilmesi için yeniden kusura ilişkin bilirkişi raporunun alınmasının gerektiği, karşı tarafın da kazada kusurlu olduğu, müvekkiline fazla ceza verildiği, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 16.04.2018 tarihinde saat 03:40 sıralarında gece vakti, sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile 1,86 promil alkollü olduğu halde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi yol kenarındaki beton elektrik direğine çarparak araçta yolcu konumunda olan ...'nun ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde kaza tespit tutanağı ve keşfe binaen alınan bilirkişi raporunda; sanık ...'in 2918 sayılı KTK.nın 52/1-b maddesinde düzenlenen "aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak" ve 48/5. maddesinde düzenlenen "alkollü araç kullanmak" maddelerini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu ve sanıkta ölçülen alkol miktarının 1,86 promil olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan ve TCK 179/2-3. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş; 5237 sayılı TCK 179. maddenin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasının "B" bendinin tamamen çıkarılması ve yerine "Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesi ve mahkumiyet kararı Dairemizce kaldırıldığından dayanaksız kalan D bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR Sanık hakkında belirlenen temel cezasında, TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu 6 yıl hapis cezası yerine, 5 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6376, K. 2025/2395, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6376-e-2025-2395-k-e8953b4fce89