Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6238 E. 2023/2543 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6238
Karar No
2023/2543
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/163 E., 2019/301 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davacının temyiz dilekçesinin davalı vekiline 28.03.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 29.03.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 11.04.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 08.08.2017-14.08.2017 tarihleri arasında gözaltına alındığını, cep telefonu hafıza kartı gibi dijital materyallerine el konulup iade edilmediğini, yürütülen soruşturma sonunda hakkında takipsizlik kararı verildiğinden bahisle maddi ve manevi zararlarının tazmini için 30.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız yakalama tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 10.05.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, istenilen tazminatın yüksek olduğunu, haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu tazminata faiz yürütülmesi isteminin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. 3. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/258 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2019/163 Esas, 2019/301 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekili ve davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2021 tarih, 2019/38332 sayılı tebliğnamesi ile davalının temyiz isteminin miktar bakımından kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle reddine, davacının temyiz istemi bakımından ise hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davacının temyiz istemi; el konulan dijital materyallerinin halen iade edilmemesi nedeniyle maddi zararı olduğuna, soruşturma süresince iş bulamaması nedeniyle maddi kaybın daha fazla olduğuna, yol masrafı gibi masraflarının da ödenmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkindir. 2.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme gerekçesinde "... Usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu mahkememizce kabul edilen 04/12/2018 tarihli bilirkişi raporu ile yukarıda izah edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının gözaltına alındığı 08.08.2017- 14.08.2017 tarihleri arasında 7 gün süre ile gözaltında kaldığı, davacının gözaltında kaldığı dönemde ve halen üniversite öğrencisi olduğu, çalıştığına ve gelir elde ettiğine dair bir belge ibrazında bulunmadığı görüldüğünden, maddi tazminata konu edilebilecek gelir kaybı, gözaltında kaldığı kaldığı dönemde yürürlükte bulunan brüt asgari ücret tarifesine göre hesaplanmış olup vergi ve yasal kesintiler düşüldükten sonra net tutarın 349,39 TL olduğu tespit edilerek 349,39 TL maddi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 08.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.... davacının manevi tazminat talebinin incelenmesine gelince; davacının gözaltında kaldığı dönemde ve halen üniversite öğrencisi olduğu, davacının işgal ettiği makam, kültürel, sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunun nitelik ve kapsamı (ağırlığı), tutuklamaya neden olan olayın cereyan tarzı, uygulanan tedbirin ağırlığı, gözaltında geçirdiği 7 günlük süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihte elde edilecek parasal değer, olayın özellik ve meydana geliş şekli ile toplumdaki etkileri bir arada değerlendirildiğinde davacı lehine 500.00 TL manevi tazminatın hak ve nesafet ilkeleri gözetildiğinde yerinde olduğu, söz konusu miktarın zenginleşmeye neden olmadığı gibi olayı özlenir hale getirecek nitelikte de bulunmadığı anlaşılmış ve 500,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 08.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen maddi tazminat miktarı 280.81 TL şeklinde, değiştirilmek suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/50285 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 08.08.2017-14.08.2017 tarihleri arasında 6 gün gözaltında kaldığı, davacının cep telefonu ve dijital materyallerine 08.08.2017 tarihinde el konulduğu, yürütülen soruştuma sonunda davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 01.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. A.Davacının temyiz istemi yönünden; 1.5271 Sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının dava dilekçesiyle cep telefonuna ve dijital materyallerine el konulmasına rağmen iade edilmediğinden bahisle de tazminat talep ettiği, dosya içerisinde bulunan el koyma tutanaklarından davacının cep telefonuna ve bir takım dijital materyallerine el konulduğu anlaşılmakla, el konulan eşyaların davacıya iade edilip edilmediği araştırılarak iade edilmemesi halinde davacının bu konuda maddi bir zararı olup olmadığı tespit edildikten sonra bu hususta da tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Soruşturma süresince davacının iş bulamaması nedeniyle uğradığı zararlar ile yol masrafı gibi harcamalarının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilebilecek gerçek zarar kapsamında olmadığından ve gözaltı süresini kapsar şekilde asgari ücret üzerinden maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmediğinden davacının maddi tazminata yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir. B.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; 1.Davacının gözaltında kaldığı suçtan yapılan soruşturma neticesinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davanın süresinde açıldığı, mükerrer dava bulunmadığı, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olmadığı gözetildiğinde tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2.Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve işsiz olan davacının maddi kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanarak bulunan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda bu bakımdan hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. C.Tebliğname yönünden; 1.Davacının temyiz dilekçesinin davalı vekiline 28.03.2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından, davalı vekilinin sunduğu 29.03.2019 tarihli dilekçesinin katılma yoluyla temyiz niteliğinde olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz talebinin kesinlik sınırının altında olduğundan bahisle reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki (I) numaralı görüşe, 2.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin edildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma öneren (II) numaralı görüşe, iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A-1) paragrafında açıklanan nedenle davacının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.03.2019 tarihli ve 2019/163 Esas, 2019/301 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6238, K. 2023/2543, T. 05.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6238-e-2023-2543-k-59526b197fc9