Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4681 E. 2025/4713 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4681
- Karar No
- 2025/4713
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2922 E., 2018/967 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğine, sürücü belgesiz ölenin de kusurlu olduğuna, sanığın kusurunun bulunmadığına, tayin edilen cezaya, sanık hakkında tayin edilen cezanın paraya çevrilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayda bilinçli taksir hükümlerinin yasal unsurunun oluşmadığına, mahkemece bilinçli taksir durumunun tespiti konusunda ATK'ya dosyanın gönderildiğine ve böyle hiçbir tespit olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 15:00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile Mersin istikametinden Erdemli istikametine doğru meskun mahalde, bölünmüş tek yönlü asfalt kaplama yolda seyrederken olay mahalli kavşağa geldiğinde, sola doğru dönüş yapmak istediği esnada, Erdemli istikametinden Mersin istikametine seyreden ölen sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı kamyonet ile çarpışması sonucu sürücü ...'nin öldüğü olayda; Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 20.06.2016 tarihli raporuna göre, sanığın, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafileri ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olması nazara alınarak alt sınırdan TCK'nın 3/1 maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi gözetilerek, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca daha fazla uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmış, sanığın olaydaki kusur durumu, meydana gelen sonucun ağırlığı, cezanın caydırıcılık özelliği nazara alınarak sanık hakkında verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilmeyerek hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Bölge Adliye Mahkemesince tayin edilen temel ceza miktarında ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Erdemli 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.