Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1523 E. 2022/10354 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1523
Karar No
2022/10354
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Taksirle öldürme suçundan sanık ...'un mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ve katılanlar vekili, sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... ve katılanlar vekili, sanık ...'nın beraatine ilişkin hüküm ise yalnızca katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mahkumiyetlerine hükmedilen sanıkların sürücü belgelerinin TCK'nın 53/6. maddesi gereğince geri alınması hususu mahkemenin takdirinde olduğu, kararda değinilmeyerek zımni olarak uygulanmamasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında tartışılmadığından bahisle bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Olay günü gece vakti, meskun mahal dışı, aydınlatmanın bulunmadığı, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyreden sanık ... idaresindeki ... firmasına ait yolcu otobüsünün arızalanması üzerine, sanığın sağ şeride, aracın 20 cmlik kısmı yolun dışında kalacak şekilde park ettiği, ardından aracın dörtlülerini yakarak 10 cm geriye kahverengi renkli kova, 25 cm geriye beyaz renkli bidon koyduğu ve motor kısmını açarak tamir etmeye çalışırken, araçtan inen yolculardan ...'ın otobüsün sol arka kısmında şoföre ışık tutarak yardım için bulunduğu sırada, arkadan ... istikametinden sağ şeritten gelen yaklaşık 189 promil alkollü sürücü ... idaresindeki kamyonetle, önce bidon ve kovaya ardından da seyir şeridinde bulunan ...'a çarpmasıyla, yayanın ölümüyle sonuçlanan olayda; (I) Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekilinin genel usul ve yasaya aykırılık dışında özel bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak; Otobüsün muavinliğini yapan sanığın, aracın arızalanması durumunda trafik güvenliğini sağlamak için herhangi bir yükümlülüğün olmadığı gözetildiğinde mahkemece sanığın kusuru bulunmadığından bahisle hakkında CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde CMK'nın 223/2-b maddesinden beraatine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün C fıkrasındaki ''atfedilmediğinden'' ibaresinden sonraki kısmın hükümden çıkartılarak yerine “dolayısıyla suçu bakımından sanığın kusurlu olmadığı anlaşıldığından ''CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, (II) Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza tayini fazla görülmediğinden bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekilinin genel usul ve yasaya aykırılık dışında özel bir sebebe dayanmayan sanığın kusur durumuna dair temyiz itirazlarının reddine; ancak; Karayolları Trafik Kanunun 31. maddesi gereğince bulundurması zorunlu olan normal hava şartlarında en az 150 metreden net görülebilecek, 150x25 cm ebadında ve Avrupa Topluluğu Direktifleri ve Avrupa Ekonomik Komisyonu Regülasyonlarından ECE 70'deki teknik şartlara uygun bir adet engel işaretini aracında bulundurmayan otobüs sürücüsü sanığın, Karayolları Trafik Yönetmeliği 135 gereği bozulan aracının ön ve arkasına 150 metre mesafeden görülebilecek anılan engel işaretini ve kırmızı yansıtıcı koyarak, arkadan gelen araçları uyarması gerekirken aksine davranışlarıyla asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği olayda, TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında “verilen cezanın alt sınırı dikkate alınarak şartları oluşmadığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi, Kabule göre de; Sanık hakkında kurulan hükümde, TCK'nın 85/1. maddesi gereğince belirlenen cezanın aynı kanunun 62 maddesi gereği indirim yapılması esnasında, 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay biçiminde hesaplanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini yapılması, Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3. maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, (III) Sanık ... hakkında yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekilinin genel usul ve yasaya aykırılık dışında özel bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine; ancak; Yaklaşık 176 promil alkollü sanığın idaresindeki otomobil ile seyrini mahal şartlarına, yol durumuna, trafiğin akışına göre ayarlamadığı, dikkatini yola vermediği, önde taşıt yolu içerisinde bulunan yayayı zamanında farketmediği, yayaya çarpmadan evvel etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. 1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, ... ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, 2- Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun yerleşmiş raporlarında 1,00 ve üzerindeki promil olarak saptanan alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğini ve vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 15 promil düştüğünün belirtildiği, kazadan yaklaşık beş buçuk saat sonra saat 00.59'da yapılan ölçümde 0,93 promil alkollü olduğunun tespit edilen ve dolayısıyla olay günü kaza anında 1,00 promilin üstünde alkollü olduğu anlaşılan sanık hakkında eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 Sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırım yapılmaması, 3- Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1-2-3. maddelerinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1523, K. 2022/10354, T. 21.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-1523-e-2022-10354-k-71418d2dd491