Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1362 E. 2025/5432 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1362
Karar No
2025/5432
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/241 Esas., 2016/201 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 52/2, 52/4. maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; illiyet bağının kesildiğine, sanığın kusursuz olduğuna, sanık hakkında fazla ceza verildiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;sanığa az ceza verildiğine cezanın adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;15.03.2011 tarihinde ölen ..., baş ve karın ağrısı ile bulantı şikayetleri nedeniyle tanık Dr. ...’in görev yaptığı sağlık ocağına götürüldüğü, burada kendisine idrar yolu enfeksiyonu (İYE) tanısı konularak ilaç tedavisi uygulandığı, şikayetlerin devam etmesi üzerine, 16.03.2011 tarihinde gece saatlerinde Ergani Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine başvurulmuş; acil hekimi olarak görev yapan sanık Dr. ... tarafından muayene edilmiş, ADBG ve TİT tetkikleri istenmiş ve yine İYE tanısı ile reçete düzenlenerek hasta evine gönderildiği, ölenin evde yeniden fenalaşması üzerine tekrar Ergani Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü, oradan entübe edilerek Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, ancak yapılan müdahalelere rağmen 19.03.2011 tarihinde öldüğü olayda, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’nün 30.09.2013 tarihli ve Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu’nun 27.02.2013 tarihli raporlarında, ölümün menenjit hastalığı sonucu dolaşım ve solunum durması nedeniyle meydana geldiği belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan 19.06.2014 tarihli adli raporunda ise sanığın, menenjit tanısına yönelik muayene bulgularını kaydetmemesi ve ilgili klinik gözlemleri yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu, ancak zamanında menenjit tanısı konularak gerekli tedavi uygulanmış olsa dahi ölenin kurtulmasının kesin olmadığının belirtildiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Adli Tıp Kurumu Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğü 30.09.2011 tarihli raporunda, yapılan otopside kişinin ölümünün merkezi sınır sistemi (menenjit) hastalığı sonucu solunum dolaşım ve durması neticesi meydana geldiğinin belirtildiği, bu kapsamda Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan 19.06.2014 tarihli adli raporunda sanık Dr. ... tarafından her ne kadar ADBG ve TİT istenerek tetkik sonuçlarına göre tedavisini düzenlemiş olmakla birlikte bu şikayetlerle başvuran bir çocuk için çocuk hastalıkları uzmanından konsultasyon istenmemesi ve gözlem altına alınmamasının eksiklik olduğu cihetle Dr. ... 'ın kusurlu olduğu, ancak çocuğun zamanında menenjit hastalığının tanısı konularak gerekli tedavi ile kurtulmasının kesin olmadığının mütalaa edildiği, sanığın eylemi ile netice arasında illiyet bağının kesin bir şekilde kurulamadığı, bu nedenle sanığın taksirle öldürme suçundan sorumlu tutulamayacağı, ancak bahsedilen raporlar ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine düşen görevleri yerine getirmediği ve eyleminin TCK'nın 257/2. maddesindeki görevi ihmal suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında; anılan suçun 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabii olduğu, kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 10.05.2016 tarihi olduğu, bu süre TCK 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 20.03.2011 tarihinden itibaren TCK 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin soruşturma izni sürecinde geçen 3 ay 27 gün durma süresi de eklendiğinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar da bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1362, K. 2025/5432, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-1362-e-2025-5432-k-8b77877a9340