Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10728 E. 2025/3563 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10728
- Karar No
- 2025/3563
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5374 E. 2020/1310 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin sayılı 5271 sayılı CMK'nın 141/1 (a), (b), (c), (d) (e) ve (f) maddeleri kapsamında 200.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı olarak eksik inceleme ile karar verildiğine, davanın kabulü gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253 Esas 2019/180 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29/07/2016 - 26/09/2017 tarihleri arasında 424 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 09/04/2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı belirlenerek yapılan inceleme neticesinde; CMK'nun 141 vd. maddeleri uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edebilmek için yapılan yargılama sonucunda davacının beraat etmesi gerektiği, İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253 Esas 2019/180 Karar sayılı dosyasında davacıya 01/04/2019 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, verilen bu kararın 09/04/2019 tarihinde kesinleştiği, ayrıca davacıya CMK'nun 231/8 maddesi uyarınca 5 yıllık denetim süresi belirlendiği, davacı hakkındaki 5 yılık denetim süresinin dolmadığı ve henüz kovuşturma dosyasında düşme kararı verilmediği, bu aşamada CMK'nun 142. maddesinde belirtilen tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; davanın reddine reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında duruşmaya katılıp görüş bildiren Cumhuriyet savcısının adının yazılmaması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/253 Esas - 2019/180 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29/07/2016 - 26/09/2017 tarihleri arasında 424 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 09/04/2019 tarihinde kesinleştiği, hüküm tarihi itibariyle davacının CMK'nın 141/1 (e) ve (f) maddesi gereğince talep ettiği tazminatın reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş ise de;
Dairemiz incelemesi sırasında denetim süresinin dolduğu gözetilerek, mahkeme kararında belirtilen 5 yıllık denetim süresi sonunda davanın düşmesine ya da beraatine karar verilmesi ya da denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlendiğinde mahkumiyet hükmünün açıklanması halinde tazminat şartlarının ve miktarının değerlendirilmesinin mümkün olacağı, bu kapsamda davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin sonucunda ne şekilde karar verildiği araştırılıp, düşme kararı verilmiş ise, infaz edilen sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen dosyadaki ceza miktarından fazla olduğunun tespiti halinde davacının cezaevinde fazladan kaldığı süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği, davacının beraatine karar verildiğinin anlaşılması halinde ise infaz edilen süre boyunca maddi ve manevi tazminata hak kazanacağı gözetilmesi gerekliliği,
2- 5271 sayılı Kanunun tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmıştır. Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Davacının CMK'nın 141/1 (a), (b), (c), (d) bentlerine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının belirtilen kanun maddelerine dayanarak tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığından, davacının talepleri hakkında ilgili delillerin toplanarak gerekçeli kararda CMK'nın 141/1 (a), (b), (c), (d) bentlerinde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1 maddesi uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE08.04.2025 tarihinde karar verildi.