Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4540 E. 2025/3957 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4540
- Karar No
- 2025/3957
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1187 E., 2018/51 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; mahkemenin görgü şahidi olmayan tanıkların beyanlarına itibar etmiş olduğuna, kaza anını görmelerinin mümkün olmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, tayin edilen cezaya, somut olayda bilinçli taksir şart ve koşullarının oluşmadığına, TCK 62. maddenin uygulanmama gerekçesi tamamen keyfi olduğuna, takdir edilecek cezayla müvekkilin ailesinin yaşayacağı mağduriyet gözetilerek hakkında TCK m. 22/6 uygulanması gerektiğine, sürücü belgesinin geri alınma süresine, kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, tayin edilen cezanın az olduğuna, bilinçli taksir artırım oranının 1/2 olması gerektiğine, kararın esas ve usul yönünden yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 23:45 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Bodrum istikametinden.... istikametine meskun mahalde, gece vakti aydınlatma bulunmayan bölünmüş asfalt kaplama 50 km/s hız sınırı olan yolda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde önünde aynı istikamette seyreden sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın aniden sağa manevra yapmasıyla yine önünde aynı istikamette seyreden ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki .... plakalı motosikletin sağ kısımları ile ... plakalı otomobilin sol yan tampon, sol ön çamurluk ve sol ayna kısımlarının çarpışması sonucu sürücü ...'ın öldüğü, sanığın kolluk araştırması ile olaydan yaklaşık 21 saat sonra yakalandığı olayda; tanık anlatımları bilirkişi raporu, adli tıp raporu, trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, olay yeri basit krokisi, kolluk tutanaklarına göre, ticari taksi şoförü olan sanığın sevk ve idaresindeki araç ile tescil plakası tespit edilemeyen araç ile karayolundan yarış halinde olduğu, yarışırken her iki aracın birbirlerine makas atarak birbirlerine yol vermedikleri, sanığın öndeki beyaz renkli aracı çok yakın mesafeyle takip ettiği, öndeki beyaz renkli aracı geçmeye çalıştığı, her iki aracın yarışırken yolun sağ ve sol şeritlerine ani geçişler yaptıkları, hızlarının çok yüksek olduğu hususları dikkate alınarak, ticari taksi şoförü olan sanığın kara yolunda çok hızlı ve tehlikeli araba kullandığı, bir başka kişinin yaralanmasını veya ölümünü öngörmesine rağmen, mesleki yetenek ve tecrübesine güvenip, yaralama veya ölüm sonucunun gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket ettiği ve kazanın oluşumunda bilinçli taksir halinin koşullarının oluştuğu ve kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR CMK'nın 231/11 maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarda denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlenmesi halinde hükmün açıklanacağının düzenlenmesi ve atılı suçun taksirli bir suç olması karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararına ihbarda bulunulamayacağının gözetilmemesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün bir olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.