Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/16427 E. 2025/5062 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/16427
Karar No
2025/5062
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/95 E., 2016/281 K. SUÇLAR : a. Uyuşturucu madde ticareti yapma (Tüm sanıklar hakkında) b. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık (Sanık ... dışındaki sanıklar) HÜKÜMLER : 1. Mahkûmiyet (sanıklar ... ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma ve 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından, sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan) 2. Beraat (sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma ve 2313 Sayılı Kanuna aykırılık suçlarından, ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan) 3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanıklar ... ve ... hakkında 2313 Sayılı Kanun'a aykırılık suçundan) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. İade (sanıklar ... ve ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden) 2. Onama (sanıklar ..., ... ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma ve 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; sanık ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümler yönünden ) 3. Düzeltilerek onama (sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden) 4. Bozma (sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma ve 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından ile sanık ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümler yönünden)

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olup temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanunun 264/2. maddesi uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, Tebliğname'ye uygun olarak, dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ... ve Tefik Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; 16 BEG 73 plakalı araç ile ilgili herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, bu hususta zamanaşımı süresi içinde, mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanık ...'ın tekerrüre esas alınan Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet kararının esas numarasının "2009/725" yerine "2009/715" olarak yazıldığı anlaşılmış ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafileri ve sanıklar ... ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA, C. Sanıklar ... ..., ... ve ... Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafileri ve sanıklar ... ... ve ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun'un 53. maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak olarak, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre sanık yönünden vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, vekaletnameli sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA; ancak; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun‘un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının sanık ile ilgili "19/1." maddesinden sonra gelmek üzere; “Sanığın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.600,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,” fıkrasının eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, F. Sanıklar ... ve ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma ve 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; 18.08.2013 tarihli "Yakalama ve suçüstü tutanağı" içeriğine göre, olay tarihinde edinilen bilgi üzerine sanık ...'a ait mısır tarlasında araştırma yapıldığı sırada, sanıklar ... ve ... ile ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilen ve temyiz incelemesine konu edilmeyen sanık ...'in, kenevir bitkileri kurutulan alandan kaçtıklarının görüldüğü ve mısır tarlası dışına çıktıklarında yakalandıkları; üç ayrı tarlada ekili kenevir bitkileri ile naylon ve çuval üzerine serilerek kurumaya bırakılmış kenevir bitkilerinin ele geçirildiği olayda; olay yeri tespit tutanakları, sanıkların savunmaları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma ve 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek sanıkların beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA; G. Sanık ... Hakkında 2313 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Kısa karar ve hüküm fıkrasında, sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının "Sanığın daha önce 3 aydan fazla hapis cezası bulunmaması, kişiliği nazara alınarak cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat oluştuğundan" şeklindeki gerekçeyle ertelenmesine karar verildikten sonra devamla, "Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeni ile sanık hakkında TCK'nun 51/1 maddesi gereğince cezanın ertelenmesi ve CMK'nun 231. Maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasına YER OLMADIĞINA, " şeklindeki gerekçeyle hapis cezasının ertelenmemesine karar verilerek çelişki oluşturulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA; Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/16427, K. 2025/5062, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-16427-e-2025-5062-k-75b3bcba6a94