Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/11225 E. 2025/4187 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11225
- Karar No
- 2025/4187
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/179 E., 2015/390 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (... hakkında) 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet (... Tosun hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. İade (Sanık ... yönünden) 2. Onama (... yönünden)
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında, Değişen Suç Vasfına Göre Kullanmak İçin Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Kabul Etmek veya Bulundurmak Suçuna İlişkin Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden; Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın aynı maddenin 12. fıkrasına göre temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği, Cumhuriyet savcısının 31.12.2015 ve 24.05.2016 tarihli talebine istinaden İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarih, 2016/481 d.iş nolu itirazın reddine karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 08.06.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, dosyanın Tebliğname’ye uygun olarak İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçuna İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden; 1. 10.03.2015 tarihli olayda; uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden önce sanıkla ilgili olarak suç şüphesinin ve emarelerinin ortaya çıktığı, bu durumda görevlilerce, 5271 sayılı CMK'nın 2/e maddesi, 161. maddesi ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddesi uyarınca derhal Cumhuriyet savcısına olayın haber verilip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve 5271 sayılı CMK'nın 116. ve 119. maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya mahkemeden alınacak adli arama kararı uyarınca ihbara konu işyerinde arama yapılması gerektiğinin anlaşılması karşısında, usulüne uygun adli arama emri veya kararı almadan delil elde etmek amacıyla yapılan aramanın açıkça hukuka aykırı olup, bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, öncelikle kollukça yapılan aramaya ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 116., 117. ve 119. maddelerine uygun şekilde adli arama kararı ya da yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılarak, varsa dosya içerisine konulması, adli arama kararı ya da adli arama emri bulunmaması halinde yapılan arama ve bunun sonucu elde edilen deliller hukuka aykırı olup, Anayasanın 38/6 maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a maddesi, 217/2. maddesi ve 230/1-b maddesine aykırılık oluşturduğundan hükme esas alınamayacağı hususları da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
2. Anayasa'nın 141/3. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 34. ve 230. maddeleri gereğince, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delilerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi hususlarını içermesi gerektiği açıklanmış olup; bu kapsamda, 10.03.2015- 03.04.2015 tarihli olaylarla ilgili olarak, sanığın hangi tarih/tarihlerdeki suç ve fiillerinin ne şekilde sabit görüldüğü, sübuta götüren ve reddedilen delillerinin nelerden ibaret olduğu ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun saptanması gerektiği gözetilmeden; soyut ve yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet hükmünün kurulması, Kabule göre de; 3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 4. Suçun işlenmesinde kullanılan eşyaların 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesine göre; bizatihi suç konusu eşyaların ise aynı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; ayrım yapılmadan aynı Kanun'un 54/1-4. maddesi olarak belirtilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.