Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/8092 E. 2025/5791 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8092
- Karar No
- 2025/5791
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/180 E., 2014/1315 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunması karşısında, anılan kuruma duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,
2.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 01.11.2013 günü yapılan ihbar üzerine 04.11.2013 günü kolluk görevlilerinin ... isimli iş yerine kontrol amaçlı gittikleri ve sanığa iş yerinde kaçak sigara bulunup bulunmadığı sorulduğunda sanığın tezgâh altında ayrıca tuzlu çubukların altında ve buzdolabının alt tarafında bulunan kaçak sigaraları rızası ile teslim etmesi üzerine 160 paket kaçak sigara ele geçirdiği olayda; sanık ... kaçak eşya konusunda arama yapılmasına dayanak teşkil eden Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, Anayasamızın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.