Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7462 E. 2025/6330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7462
- Karar No
- 2025/6330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/231 E., 2014/50 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, aynı Kanun'un 234/1. maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden, yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması nedeniyle malen sorumlu ...'ın ve sanıklar müdafiin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; olay günü saat 02.00 sıralarında kolluk görevlilerince ifa edilen devriye faaliyeti sırasında Atlılar Köyü sınırları içerisinde daha çok kaçakçıların kullandığı stabilize yolda bulunan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki, yanında diğer sanık ...'nın
bulunduğu...plakalı aracın önü kesilerek yapılan aramada rızaları ile teslim etmeleri üzerine 5.950 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması gözetilerek, somut olayda araçta yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2-a bendi ve 217/2, 230/1. maddeleri gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanık ...'nın savunmasında atılı suça yönelik ikrarının bulunmadığı, Van iline gitmek amacıyla diğer sanık ...'ın aracına bindiğini ve araçta sigara olduğunu bilmediğini beyan ettiği, sanık ...'ın da sanığın bu savunmasını doğrular şekilde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık ...'nın mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetildiğinde hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenle, sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Tekerrür koşullarına uygun sabıkası bulunan sanık ... hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemiş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, ticari olarak gümrük kaçağı sigaraları taşıdığını ikrar eden sanık ...'ın atılı suçu işlediğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2.Suçta kullanılan...plakalı nakil aracı yönünden; Dairemizin 2023/18020 Esas sırasında kayıtlı olan ve UYAP üzerinden incelenen Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/249 Esas, 2023/126 Karar sayılı dosyasında söz konusu aracın 27.09.2013 tarihinde kaçak sigara naklinde kullanıldığı, anılan dosyada sanık ...'ın aracı olaydan 2 hafta önce ...'tan haricen satın aldığını beyan ettiği, iş bu dosyada ise aynı aracın 16.02.2014 tarihinde kaçak sigara naklinde kullanıldığı, ancak sanık ...'ın söz konusu aracı ...'tan nakliyecilik yapmak amacıyla aldığını, ...'ın sigaralarla ilgisinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, öncelikle malen sorumlu ... isimli şahsın usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip dinlenilmesi ve ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı hususunun bahsi geçen Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/249 Esas sayılı dosyasındaki ilgili evrakların da celbinden belirlenmesinden sonra müsaderesinin hakkaniyete aykırı olup olmayacağı da tartışılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafi ile malen sorumlu ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.