Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18313 E. 2025/4799 K. – Kamu Görevliler
Konu: Kamu Görevlileriyle İlişkisinin Olduğundan, Onlar Nezdinde
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18313
- Karar No
- 2025/4799
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Görevlileriyle İlişkisinin Olduğundan, Onlar Nezdinde
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/274 E., 2015/90 K. SUÇ : Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatmak suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ... yönünden; 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmadan ve dosyadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip atılı suçun sübutu ve nitelemesi yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
I. Sanıkların eylemlerini, 11.06.2012 - 17.12.2012 arasında muhtelif tarihlerde, farklı nedenlerle ve farklı miktarlarda haksız menfaat temin etmek suretiyle gerçekleştirdikleri olayda,
a) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereği zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından,
b) Dosya kapsamı ve katılan beyanına göre zincirleme şekilde gerçekleştiği anlaşılan eylemler yönünden suç tarihinin, 11.06.2012 - 17.12.2012 arasında muhtelif tarihler olduğu anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında Haziran 2012 - Nisan 2013 tarihleri arası olarak gösterilmesi, mahallinde telafisi mümkün maddi hata kabul edildiğinden,
c) Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından,
d) Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden, Bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
III. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.06.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 151/304 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezayı içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerekirken sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/591 Esas ve 2007/526 Karar sayılı, 21 ay hapis cezasına ilişkin ilâmı yerine daha az cezayı içeren İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/124 Esas, 2008/452 Karar sayılı, 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmın tekerrüre esas alınması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan; "İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/07/2008 tarih ve 2008/124 esas, 2008/452 karar" ve "18 ay" ibarelerinin hükümden çıkarılması ve yerlerine sırasıyla; "İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2006/591 Esas ve 2007/526 Karar" ve "21 ay" ibaresinin eklenmesi eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından tekerrür hükümlerine ilişkin düzeltme yönünden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gereği koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun DİKKATE ALINMASINA, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.