Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10646 E. 2025/2585 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10646
- Karar No
- 2025/2585
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1305 E., 2020/1206 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 15.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının sözleşmeli imam olarak çalıştığı Akhisar İlçe Müftülüğü'nün 27.12.2018 tarihli yazı ekinde bulunan bordroya göre 2017 Ocak ayında 2.591,00 TL ücretle çalıştığının anlaşıldığı, belirtilen miktar ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak maddi tazminatın belirlenmesi gerektiği, buna göre 15.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinden bahisle maddi tazminatın 7.862,73 TL'ye, manevi tazminatın 15.000,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tutuklandığı dönemde sözleşmeli memur olması ve tutuklanması nedeniyle sözleşmesinin feshedildiği dikkate alındığında maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğuna, cezaevi harcamalarının maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine, davacının üzerine atılı suçun mesleki, aile ve sosyal yaşamı üzerindeki etkileri gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/355 Esas ve 2018/168 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.01.2017-01.08.2017 tarihleri arasında 194 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 17.04.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacı asile 22.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Davacının 4/B'li sözleşmeli imam olarak görev yapmakta iken tutuklanması nedeniyle 14.02.2017 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği, 2017 Ocak ayı itibariyle son maaşının 2.591,91 TL olduğu, bu kapsamda maddi tazminatın davacının son maaş üzerinden hesaplanmasının gerektiği ancak 2017 Ocak ayı maaşını tam olarak alan davacı bakımından hesaplamanın 01.02.2017 tarihinden tahliye tarihi olan 01.08.2017 tarihine kadarki süreci kapsar şekilde yapılmasının gerektiği, buna göre maddi zararın 15.637,857 TL olduğu ancak davacının maddi tazminata ilişkin talebinin 15.000,00 TL olduğu gözetildiğinde, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı lehine 15.000,00 TL maddi tazminatın zararın oluştuğu 01.02.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik maddi tazminata hükmolunması, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.