Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/711 E. 2025/5389 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/711
Karar No
2025/5389
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2563 E., 2020/1251 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin CMK'nın 141/1. Maddesinin" a, b, c, d, e, k, i " bentleri gereği 1.000.000,00 TL maddi ve 1.120.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama ve arama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminatın 5.000,00 TL ve vekalet ücretinin 1.320,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, hangi talepler yönünden hükmedildiğinin belirtilmediğine, maddi tazminat talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik vekalet ücretine hükmedildiğine, eksik araştırma ve inceleme ile verilen bu kararın bozulması talebine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz istemi; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/10 Esas, 2018/356 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından 16.07.2016-10.08.2016 tarihleri arasında 25 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonucunda anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yargılama neticesinde ise silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, kararın 28.05.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının kamu görevinden 24.08.2016 tarihinde çıkarıldığı, ihraç edildiği tarihe kadar maaşından yapılan kesintileri kamu idaresinden talep edebileceği, kanuni süre içinde hakim önüne çıkarıldığı, tutukluluğun devamı kararlarının geç tebliğ nedeniyle kanunda öngörülen başvuru imkanlarından etkin bir şekilde yararlandırılmamasının söz konusu olmadığı, usulüne uygun arama kararına istinaden arama yapıldığı ve aramanın ölçüsüz olmadığı, adli kontrol tedbirinin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteme sebepleri arasında sayılmadığı, bu nedenlerle davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar verildiği, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, sosyal ve kişisel durumu birlikte değerlendirildiğinde belirlenecek bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/711, K. 2025/5389, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-711-e-2025-5389-k-59b05c4281a2