Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/707 E. 2025/5390 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/707
Karar No
2025/5390
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/413 E., 2020/2098 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 60.500,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, tutuklamanın gerekçesiz olması, haksız el koyma ve arama işlemleri ile adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi nedeniyle tazminat taleplerinin değerlendirilmediğine, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/162030 soruşturma, 2019/2325 karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 18.07.2016-22.07.2016 tarihleri arasında 4 gün gözaltında, 16.08.2016-25.08.2016 tarihleri arasında 9 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itirazın reddedilmesi ile kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, davacının 29.11.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, nakliye giderleri, ceza evi ve yol masraflarının da koruma tedbirleri nedeniyle tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutuklu kaldığı süre ve bu sürede duyduğu elem ve üzüntü dikkate alınarak belirlenen bir miktarın da manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirlenerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Tazminat davasının dayanağını oluşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/162030 soruşturma sayılı 07.01.2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği, bu kapsamda davanın CMK'nın 142/1 maddesinde belirtilen sürede açılıp açılmadığı açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, Kabule göre de; Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının haksız arama ve el koyma nedenleriyle de tazminat talebinde bulunduğu ancak mahkemece davacının belirtilen koruma tedbirleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmadan yalnızca gözaltı ve tutuklama koruma tedbiri yönünden inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla; arama ve el koyma tedbirine ilişkin tüm tutanakların denetime elverişli olacak şekilde aslının ya da onaylı örneğin dosya içerisine alınması, el konulan eşyaların iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise ne zaman iade edildiğinin, davacının eşyalarına el konulması nedeniyle uğradığı zarar olup olmadığı net olarak belirlenerek tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde gerekçeli tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme, araştırma ve değerlendirme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/707, K. 2025/5390, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-707-e-2025-5390-k-3c103f50dab4