Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4977 E. 2023/6060 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4977
Karar No
2023/6060
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 17.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2010/1131 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile sanıkların, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 nci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli ve 2016/254259 sayılı, onama-bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve sanık ...'ın temyiz sebebi; Zararın karşılandığına, dosyada katılan olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz sebebi; Zararın karşılandığına, dosyada katılan olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz sebebi; Gerekçe içermemektedir. Sanık ...'ın temyiz sebebi; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Sanık ... ve ...'ın şirket yetkilisi, sanık ...'ın şantiye şefi(belediyeden gelen resmi belgelere göre olay tarihinde inşaatın şantiye şefi değil) sanık ... ve ...'ın ise inşaatın beton demir kalıp kaba inşaat işlerinde birlikte çalışan taşeron oldukları, olay günü inşaatın 5. katının sol arkasındaki 2 metre 68 cm yüksekte 60x60 cm genişliğindeki inşaat direğinin üzerinde, beton dökme makinasının hortumunu tuttuğu sırada beton zemine düşen kalıp işçisi ...'ın öldüğü olayda ; ölenin eşinin soruşturma aşamasında zarar giderildiği için şikayetten vazgeçtiği anlaşılmıştır. 2.Soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan dört bilirkişi raporu ile sanıklardan ... ve ...'ın iş güvenliği eğitimlerinin verilmemesi,iş güvenliği tedbirleinin eksik olduğu,düşmeyi engelleyici tedbirlerin alınmaması nedeni ile kusurlu olduğu, fiilen şantiye şefi olarak çalışan resmi olarak şantiye şefi olmayan sanık ...'in aynı nedenlerle kusurlu olduğu, sanıklardan ... ve ...'ın asıl işverenle müteselsil olarak sorumlu olan taşeronlar olması nedeniyle iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması ve denetlenmemesi nedeniyle kusurlu oldukları tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 26.12.2019 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı TCK’nın 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B.Sanıklar ..., ... ve sanık ... müdafi ve sanık ... müdafinin temyiz istemi yönünden; 1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden; Ölenin eşi olan müştekinin soruşturma aşamasında zararının giderildiğinden bahisle şikayetten vazgeçtiği, dosyada katılan sıfatını haiz taraf bulunmadığı anlaşılmakla; sabıkasız olan sanıklar hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.02.2009 gün, 2009/9-7 Esas ve 2009/24 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan cezanın, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olduğu hallerde, maddede belirtilen diğer şartların da varlığı halinde uygulama olanağı bulan hükmün açıklanması geri bırakılması hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması hukuka aykırı görülmüştür. 2.Kusur Yönünden; Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 17.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2010/1131 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...,.... ve ... ile sanıklar...ve ... müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/4977, K. 2023/6060, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-4977-e-2023-6060-k-05b78029c4e1