Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/481 E. 2024/78 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/481
Karar No
2024/78
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Taksirle öldürme ÖLEN : ... HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, taksirle öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2018 tarihli 2018/69 Esas 2018/253 Karar sayılı kararında sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Katılanlar vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile temyiz incelemesine konu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.04.2019 tarihli 2018/2855 Esas, 2019/1009 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.01.2020 tarihli ve 2019/55163 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin sanığın 1.76 promil alkollü vaziyette sebep olduğu trafik kazasında olası kastla hareket ettiği ve cezalandırılmasının bilinçli taksir yerine olası kasttan yapılması gerektiği, sanığa verilen cezanın az olduğuna ilişkindir. 2. Sanık müdafinin temyiz isteminin sanığa verilen temel cezanın en üst hadden verilmesinin hatalı olduğuna, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığını, kusur raporuna itiraz edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Mahkemece ''Dosya kapsamında bulunan deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Suç tarihinde sanık ...'ın ehliyetinin bulunmadığı, olay günü yanında tanık ... olduğu halde 1. 76 pm alkollü olduğu vaziyette 58 PC 937 plakalı aracı kullandığı, Osmaniye ili fakıuşağı mahallesi istikametinden bölge trafik istikametine doğru seyir ettiği, karacalar ışıklı kavşağına geldiğinde kendisine yeşil ışığın yanıp söndüğü, sanığın durmayarak geçmek istediği, bu esnada kendisine kırmızı ışık yandığı, kavşağın diğer yönüne ise yeşil ışığın yandığı, kendisine yeşil ışık yanması üzerine maktul ...’in idaresindeki 46 E 9062 plaka sayılı ... ile yola çıktığı ve kazanın meydana geldiği, bu kaza neticesinde maktul ...'in yaralandığı, 14.01.2018 tarihinde tedavi gördüğü esnada hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan keşif sonrasında düzenlenen, olayı açıklayıcı ve dosyada bulunan kamera görüntüleri, diğer raporlar ve tutanaklar ile uyumlu olan 25.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sanığın seyrettiği güzergaha saat 19:12:50’de kırmızı ışığın yandığı, maktulün seyrettiği güzergaha saat 19:12:54’de yeşil ışığın yandığı, kazanın ise 19:12:55’de gerçekleştiği kabul edilmiştir.Dava konusu olayda ise sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasına göre sellektör yakarak ışıklara yaklaşması, kendisini kırmızı ışığın yanması ile diğer yönde gelen maktule yeşil ışığın yanması arasında geçen süre de dikkate alınarak sanığın kendisine yeşil ışık yanmadan geçmek istediği, sellektör yapması nedeniyle kavşaktan kimsenin çıkmayacağını ümit ettiği ve buna güvenerek yola devam ettiği, fren izinin de bulunması gözetilerek neticeyi kabullenmediği bu kapsamda sanığın eylemi bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmiştir. Sanığın olay günü ehliyetsiz şekilde motorlu ... kullanması, aynı zamanda 1.76 pm alkollü olması, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi’nin istikrarlı raporlarında 1.00 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin bilimsel olarak kabulünün gerektiğini belirtmesi, bu bağlamda suçun işleniş biçimi, kusurunun yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezalandırılması cihetine gidilmiştir. Sanığın eylemini bilinçli taksirle işlediği kabul edildiğinden Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin ‘’Ehliyetsiz vaziyette, alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında uzun süre ... kullanan sanık hakkında, bilinçli taksir oluşturan davranışları birlikte değerlendirildiğinde TCK'nın 22/3. maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılması gerekirken asgari sınırdan artırım yapılması’’ yönündeki 2014/23483 esas ve 2015/14899 karar sayılı ilamı da dikkate alınarak takdiren üst sınırdan arttırım yapılmıştır. Sanığın eylemini taksirle işlediğinden TCK m.53/1 hükümleri uygulanmamış, geçerli bir sürücü belgesi bulunmadığı anlaşıldığından TCK nun 53/6 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edildiğinden TCK 50/4 son cümle uyarınca verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına, hükmolunan sonuç ceza miktarı itibariyle yasal engel bulunduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur." Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. 2.Sürücü sanık ...’ın sevk ve idaresindeki 58 PC 937 plaka sayılı otomobili ile Güney çevre yolunu takiben Bölge Trafik istikametine seyrettiği bir esnada Karacalar ışıklı kavşağına geldiğinde kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen aracının ön tampon kısımları ile diğer sürücü ...’in sevk ve idaresindeki 46 E 9062 plakalı otomobil ile Karacalar ışıklı kavşağına gelip kavşakta kırmızı ışıkta bekleyip yeşil ışık yanınca Zorkun istikametine hareket edince arasının sağ yan kısımlarının çarpışması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. 3.Kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda sürücü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47 nci maddesinin (B) bendinde “kırmızı ışıkta geçmek”, aynı Kanun’un 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen “alkollü ... kullanmak” aynı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak” kuralını ihlal ederek kusurlu olduğu, diğer sürücü ...’in kural ihlalinin olmadığı belirlenmiştir. 4. Savcılık aşamasında keşif üzerine alınan 02.01.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, a-Sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki 58 PC 937 plaka sayılı ... aracıyla seyir halinde iken 1.76 promil alkol alarak aracını kullandığı, almış olduğu alkolün de etkisiyle ışıklı ve ışıksız kavşaklara geldiğinde aracının hızını azaltması, kendisi için yanan kırmızı ışıkta bekleyerek yeşil ışıkta geçen ... sürücülerine ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu kurala uymayarak 2918 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinin (a) bendinde ve yine aynı Kanun’un 48 inci maddesinde alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybettiği anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, b-Sürücü ...’in sevk ve idaresindeki aracıyla kendisine yanan yeşil ışıkta aracını hareket ettirerek yolun karşısına geçiş yaptığı ve kazada kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir. 5. Mahkemece keşif üzerine alınan tarihli bilirkişi raporuna göre, a- 58 PC 397 plaka sayılı otomobil sürücü ...’ın sürücü belgesiz olarak ... kullanması nedeniyle 2918 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesini, ... kullanırken iken 1.76 promil alkolllü olması nedeniyle aynı Kanun’un 48 inci maddesini, sürücülükte ehil olmaması ve alkolün etkisi altında kavşakta hızını azaltmaması nedeniyle aynı Kanun’un 52 nci maddesinin (a) bendini ihlal etmesi, kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle aynı Kanun’un 47 nci maddesinin (b) bendini ihlal ederek kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, b- 46 E 9062 plaka sayılı otomobil sürücü Ahmet Bildik’in ise kendisine yeşil ışık yandığı anda diğer doğrultudan gelen ve kavşağa duramayacak kadar yaklaşmış olan ve far lambaları yanan aracı kontrol etmeden yeşil ışık kendisine yandı diye direk kavşağa girmesiyle 2918 sayılı Kanun’un 57 nc,i maddesinin (d) bendi uyarınca kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. 6.14.01.2018 tarihinde yapılan ölü muayene ve otopsi sonucunda kişinin ölüm sebebinin trafik kazası nedeniyle meydana gelen travmaya bağlı olarak beyin harabiyeti olduğu tespit edilmiştir. 7. Dosya kapsamında mevcut kamera görüntülerinde sanığın sevk ve idaresindeki otomobille ışıklı kavşakta kendisine kırmızı ışık yanarken geçtiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. 8. Sürücüsü sanık ...'ın 17.12.2017 günü kaza akabinde alkolmetre ile yapılan ölçümünde 1,76 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Sanık Müdafinin Temyizi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemecesince kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik saptanmamıştır. B. Katılanlar Vekilinin Temyizi Yönünden; Sanığın 1.76 promil alkollü vaziyette idaresindeki otomobille ve kendisine hitap eden kırmızı ışığa rağmen kavşağa giriş yaparak kazaya sebebiyet verebileceğini objektif olarak öngördüğü halde ... kullanmadaki becerisine güvenerek, neticenin meydana gelmeyeceğine inanmak suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı eylem gerçekleştirdiği, olayda sanığın meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine ve arzuladığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, olası kastın uygulanma koşullarının oluşmadığı, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği gözetildiğinde, katılanlar vekilinin suç vasfına ve hakkaniyete aykırı şekilde karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/2855 Esas, 2019/1009 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/481, K. 2024/78, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-481-e-2024-78-k-c5f58334a8e4