Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/9156 E. 2013/30256 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/9156
- Karar No
- 2013/30256
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : TCK'nın 179/3, 62/1, 53/1, 58; 179/2, 62/1, 53/1, 58, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: İstinabe yoluyla sorgusu yapılmak istenen sanık hakkında yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi tarafından gönderilen 03.05.2012 tarihli yazıda, “..Ekli olarak gönderilen iddianameye göre duruşmadan bağışık tutulmayı istediği takdirde CMK'nun 147. maddesindeki yasal haklarının hatırlatılması, sorgu ve savunmasının alınarak...” ibarelerine yer verilmiş olup, istinabe olunan mahkemece, sorgudan önce, talimata ekli iddianame ve ekleri okunan ve yasal hakları hatırlatılan sanığın, “Haklarımı ve isnat edilen suçlamayı anladım, adresimi doğru beyan ettim, değişiklik olduğunda bildireceğim, savunma için süre ve müdafi talebim yoktur, savunmada bulunmaya hazırım” beyanına istinaden sorgusunun yapıldığı nazara alındığında, sanığa, ifadesini yargılamanın yapıldığı esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin, 03.05.2012 tarihli yazı okunmak suretiyle sorulduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; sanığın, istinabe yoluyla sorgusu yapılmadan önce, kimlik bilgileri alındığı sırada, “sabıkalı” olduğunu beyan etmesi karşısında, tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren sabıkalılık halini önceden bildiği anlaşılan ve bu konuda kendisine yeterince savunma imkanı tanınan sanık hakkında, iddianamede talep edilmeyen TCK'nın 58. maddesinin uygulanabilmesi için CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmemesi, bozma nedeni olarak görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, üst Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1- Gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği zaman dilimi ile sanığın gözaltında kaldığı tarih ve sürenin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232. maddesinin 2. fıkrasının c ve d bentlerine aykırı hareket edilmesi, 2- Oluşa ve dosya kapsamına göre; sürücü belgesi olmadığı halde, sevk ve idaresindeki otomobille maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet veren ve 211 promil alkollü olarak ... kullandığı tespit edilen sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanığın sürücü belgesiz araçla trafiğe çıkarak kazaya neden olmakla ayrıca TCK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinden bahisle, yasal olmayan ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle, sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması, 3- TCK'’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden suçun işleniş biçimi, meydana gelen tehlikenin ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi, 4- Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı olup, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.