Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/14995 E. 2013/21584 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/14995
- Karar No
- 2013/21584
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mağdur vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 17.10.2012 tarih ve 2012/1585 esas, 2012/22081 karar sayılı ilamı ile, suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış ve 5271 sayılı CMK'nın 234/2. maddesi uyarınca vekil atanması zorunlu olan mağdur ... için, mahal mahkemesince, dairemiz kararının gereği yerine getirilerek, vekil görevlendirilmesi yapıldığı, ayrıca, mağdurun anne ve babasının, yargılama sırasında şikayetçi olduğunu beyan ettiği halde, katılma hakları hatırlatılmadığından, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü tayin olunan vekili aracılığıyla temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan mağdur şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekili Av. ...'ın da katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; TCK'nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, anılan hükmün uygulanması konusundaki takdirin mahkemeye ait olması karşısında, tebliğnamedeki, “Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanması talebi hakkında herhangi bir karar verilmemesi” gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın, eksik inceleme yapıldığına, tam kusurlu olmadığına, emniyet kemerlerini takmayan ve yaşı küçük çocuklarını ön koltuğa oturtan müştekilerin de kusuru olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin; mağdur vekilinin de, sanığın ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da cezalandırılması gerektiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli ve tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, mağdurlardan birinin ağır şekilde yaralanmış olduğu ve sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine alt sınırdan ceza tayini, 2- 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ile suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, daha önce sabıkasının olmadığı, mahkemece sanığın dosyaya yansıyan iyi halinden dolayı cezasında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi gereğince indirim yapıldığı, sanığın kazadan sonra olay mahallini terk etmediği, talimat mahkemesi ve asıl mahkemesi dahil bütün duruşmaları takip ettiği, tespit edilen beyanlarında olayın istemeden, yağışlı hava ıslak zeminden dolayı meydana geldiğini beyan ettiği, buna göre, sanığın olumlu kişilik özelliklerine, yargılama sürecindeki davranışlarına, olayın oluş şekli ve sonuçlarına göre, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup sanığın ve mağdur vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.