Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/25905 E. 2013/17587 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/25905
Karar No
2013/17587
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet. Trafik güvenliğini tehklikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği, olayda sanığın 193 promil alkollü olarak kullandığı motorsikletinin hakimiyetini kaybederek düz yolda düştüğü, böylece güvenli sürüş yeteneği olmadığı halde ... kullanan sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın ceza uygulamasına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sabıkasız olan sanığın dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmadığı ve olay nedeniyle kendisinin yaralanmadığının anlaşılması karşısında, suçun işleniş özellikleri ve sanığın kişiliği şeklindeki yerinde olmayan ve yetersiz gerekçeler ile 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırıma çevirme düzenlemesi ile TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen ertelemenin uygulanmamasına karar verilmesi, 2-5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesi için öngörülen koşulların, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte, denetime olanak verecek şekilde, somut gerekçeler gösterilmek suretiyle değerlendirildikten sonra, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkası ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışları bulunmayan sanık hakkında, şikayet durumunun da bulunmadığı gözetilerek, CMK'nın 231/6.maddesindeki ölçütler irdelenip gerekçelendirilmeden, “suçun işleniş özelliği ve sanığın tespit olunan kişiliği” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/25905, K. 2013/17587, T. 26.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-25905-e-2013-17587-k-6f5eaacf5aee