Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/5873 E. 2026/4291 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5873
Karar No
2026/4291
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2617 Esas, 2026/1007 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2025/67 E., 2025/138 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında davalı tarafından Uşak İcra Müdürlüğü'nün 2023/1592 E. sayılı dosyasına binaen taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, işbu icra dosyasına konu borç için daha önce ödeme yapıldığını, alacaklı vekilince dosyaya bildirilmemesi nedeniyle aynı miktarın faiziyle birlikte tekrar ödendiğini, bu icra tehdidi altında fazla yapılan ödemelerin istirdadının gerektiğini ileri sürerek kısmi dava olarak şimdilik 10,00 TL'nin ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek borca işletilen faizi ve diğer ferileriyle birlikte istirdadına kararı verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; istirdatı talep edilen ödemenin, borçlu ... Firması adına ... Ltd. Şti. tarafından Uşak İcra Müdürlüğünün 2022/4349 E. sayılı dosyasına yapıldığını, ödemenin davacı ... tarafından gerçekleştirilmediğini, husumet yokluğu nedeniyle de iş bu davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davanın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca, icra dosyasına ödenen paranın istirdatı talebine ilişkin olduğundan bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, ilgilinin bir sene içinde davayı açmamasının bu hakkından vazgeçtiği anlamına geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibindeki alacağın ticari alacak niteliğini haiz olduğu, bu nedenle davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği, bu nedenle önce 16.09.2024 tarihinde Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/211 E. sayılı dosyasına kayıtla ikame olunan davanın mahkemenin 06.02.2025 tarihli ilamıyla görevsizlik kararıyla ve davacının 05.03.2025 tarihli talebiyle görevli mahkemeye gönderildiği, davanın ticari dava niteliği taşıdığı ticari nitelikli istirdat davalarında arabulucuya gitmenin dava şartı olduğu, dosyanın görevli mahkemeye tevzi olunmasıyla birlikte 06.03.2025 tarihli tensip zaptının 4 no.lu ara kararıyla davacıya dava şartı arbuluculuk son tutanağını sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, tensip zaptının davacıya 07.03.2025 tarihinde elektronik olarak tebliğ edildiği, davacının 07.03.2025 günü dava şartı arabuluculuk için yeni başvuru yaptığı, gerek görevsiz mahkemedeki dava tarihi olan 16.09.2024 tarihi ve gerekse görevli olan mahkemeye dosyanın gönderildiği 06.03.2025 tarihi gözetildiğinde dava şartı olan arabuluculuğa 07.03.2025 tarihinde gidilmesi karşısında bu dava şartının davanın açılmasından ve görevli olan mahkemeye gönderilmesinden sonra tamamlanabilecek dava şartı olmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2 hükmü yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 5/A maddesinin birinci fıkrasına göre dava şartı arabuluculuğa gidilmediğinden dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2 hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istirdat talep edilen borcun genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakla ticari nitelikte olduğu, halefiyet ve ticari teselsül karinesi de dikkate alındığında TTK'nın 4/1-f maddesinde hükme bağlanan ticari dava niteliğinde olup, aynı yasanın 5/1 hükmü uyarınca davaya bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu, dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği, TTK'nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edildiği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği, davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gibi gönderme kararından sonra dosya henüz tevzi edilmeden de arabulucuk sürecinin başlatılmadığı, davanın Uşak 4. Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) tevzi edilmesinden ve Mahkemece tensip zaptı ile arabuluculuk tutanağının sunulmasının istenilmesi üzerine arabuluculuk sürecinin başlatıldığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava icra dosyasına fazla ödenen paranın istirdadına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/5873, K. 2026/4291, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-5873-e-2026-4291-k-494e87266e9c