Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/5122 E. 2026/4355 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5122
- Karar No
- 2026/4355
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1585 Esas, 2025/619 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/278 E., 2024/605 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin 2011-2022 yılına ilişkin 15.05.2023 tarihli olağana genel kurul kararının 16.05.2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını ve tescil edildiğini, bu genel kurulla aynı gündem maddelerini havi 2021-2022 dönemine ilişkin olarak 03.04.2024 tarihinde tekrar olağan genel kurul yapılarak 05.04.2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, iptal olmamış bir olağan genel kurulun tekrar yapılamayacağını, 05.04.2024 tarihli tescilin silinmesi için davalıya yapmış olduğu itirazın kabul edilmediğini ileri sürerek dava dışı şirketin 05.04.20224 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan 2021-2022 olağan genel kurul ilanının silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı bilahare duruşmada, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin hissedarı değil ise de şirketle adi ortaklığının bulunduğunu, bu nedenle ilgili sıfatını taşıdığını beyan etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin re'sen terkin yetkisi bulunmadığını, ancak mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir iptal kararı uyarınca işlem tesis edilebileceğini, silinmesi talep edilen tescil işlemine karşı hak düşürücü süre içinde itiraz edilmediğini, ayrıca her iki olağan genel kurulun gündem maddelerinin birbirinden farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 28. maddesinde tescil talebinde bulunabilecek ilgililerin sayıldığı, davacının dava dışı şirketin hissedarı veya yetkilisi olmadığı gibi adı geçen şirkette adi ortaklığının bulunduğunda dair hiçbir belge ibraz edilmediği, her iki genel kurulda da alınan kararların şirketin iş yönetimine ilişkin olduğu, adi ortaklığa ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı veya bu konuda bir karar alınmadığı, davacının TTK'nın 31. maddesi uyarınca ilgili sıfatını taşımadığı gibi eldeki davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı asıl tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 28/1 hükmünde ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesinde ticaret sicile tescil başvurusunda bulunabilecek ilgililerin sayma yöntemi ile belirlendiği, TTK'nın 34. maddesinde de ilgililerin kararlara itiraz edilebileceklerinin belirtildiği, davacının dava dışı şirketin ortağı, yetkili temsilcisi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesinde sayılan kişilerden olmadığı, davacı her ne kadar ... Polis Merkezi Amirliğince düzenlenen 12.11.2024 tarihli raporda iş yeri ikâmetinin ... San. ve Tic. A.Ş olduğu tespitinin yer aldığını, bu hali ile ilgili olduğunu iddia etmiş ise de ilgili tutanağın davacının beyanına dayalı tanzim edildiği, davacının adi ortaklığının bulunduğuna dair hiç bir belge ibraz edilmediği, ayrıca her iki genel kurulda da alınan kararların şirketin iç yönetimi ile ilgili olduğu, adi ortaklığa ilişkin her hangi bir tespit yapılmadığı ve bu konuda bir karar alınmadığı, TTK'nın 31. maddesi gereğince davacının ilgili sıfatını taşımadığı, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki Mahkeme gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava; Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 732,00 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.