Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6036 E. 2026/3244 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6036
Karar No
2026/3244
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/609 Esas, 2025/1246 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/104 E., 2023/548 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin ise kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatif başkanı ..., davacı şirketle irtibata geçerek ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 123 ada, 1 parselde kayıtlı arsayı TOKİ'den ihale ile aldıklarını, ödemelerini taksit suretiyle yaptıklarını, ihale ile aldıkları arsa vasfındaki taşınmazlarına kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat yaptırmak istediklerini, ancak kooperatif arsası için TOKİ'ye ödemeleri gereken taksitlerin bir kısmını ödemekte zorluk yaşadıklarını, kooperatifin satın aldığı bu arsa vasfındaki taşınmazın taksit ödemeleri için davacı şirketin bu aşamada kendilerine borç para vermesi halinde kat karşılığı inşaat sözleşmesini yapacaklarını belirttiğini, görüşmelerde davalı kooperatifin, davacıdan acil şekilde arsa taksidi için parayı vermesini istediğini, davacının öncelikle kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması gereğini şart koştuğunu, davalı kooperatif yetkilileri ve vekillerinin sözleşmeye konu taşınmazın % 30-35 bedelinin TOKİ'ye yatırılması sonrası taşınmazın tapu kaydının kendilerine geçeceğini, tapu kaydı kendilerine geçtikten sonra noter huzurunda kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapabileceklerini belirterek davacıyı adi yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmaya ikna ederek sözleşmeyi imzalattıklarını, davalı kooperatifin talebi üzerine davacının, kooperatifin arsa bedelinin ödemesi için 13.07.2020 tarihinde 140.000,00 TL, 28.09.2020 tarihinde 250.000,00 TL ve 99.950,00 TL olmak üzere toplam 489.950,00 TL parayı kooperatif arsa bedeli olarak ve borç olarak gönderdiğini, para gönderildikten sonra davalının inşaatı davacıya yaptırmayacaklarını, daha önce yapmış oldukları yazılı sözleşmenin tek imzalı ve adi yazılı olması nedeniyle kendilerini bağlamadığını, davacıdan TOKİ'ye arsa bedeli ödemek için aldıkları parayı şu an paralarının olmaması nedeniyle ödeyemeyeceklerini, paraları olursa ödeyeceklerini belirttiklerini, davalı kooperatifin sebepsiz olarak zenginleştiğini, davacının, davalı kooperatife göndermiş olduğu miktarların kendisine iadesi için ... İcra Müdürlüğünün 2021/4 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının takibe borcu olmadığından bahisle itiraz ettikten sonra işbu dava öncesi 09.03.2021 tarihinde dava konu borca ilişkin 100.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, bu ödemenin davalının itirazının haksız ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu gösterdiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının TOKİ'ye yaptığı ödemelerin davacı şirketin davalı koooperatife olan borcunun ödemesine ilişkin olduğunu, taraflar arasında değişik konularda ticari ilişkiler bulunduğunu, davacının, başka yerde yapacakları inşaatlar için acil paraya ihtiyaçları olduğunu ve bundan dolayı kooperatif vekilinden borç para istediği ve kooperatif tarafından da hemen ödemesi karşılığında davacı tarafa borç verildiğini, davacının davalı kooperatiften borç olarak almış olduğu bedeli davaya konu banka havalesi ile ödediğini, davacının banka havalelerinde borç olarak gönderildiğine dair hüküm olmadığını, havale dekontunda paranın davalıya borç olarak gönderildiği yazılı olmadığından bu paranın davalıya borç olarak gönderildiğinin kabul edilemeyeceğini, ayrı bir tarihte davalının da davacıdan borç aldığını ve davalının borç olarak aldığı ve banka havalesi ile ödediği toplam borç miktarının 440.000,00 TL olduğunu, davalı kooperatifin davacı taraftan gerek borcu gerekse de alacağının bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte olur ve davaya dayanak havalenin borç verilen para olduğuna kabul görür ise davacıya 440.000,00 TL ödeme yapıldığını, banka havalesinde açıklama kısmında davacı "... İnş.ltd Şti. Gelen Paraya İstinaden" yazdığını, davacının iddia ettiği 489.950,00 TL borçtan bakiye borcun 49.950,00 TL olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde tek imza ile kooperatif temsil edildiğinden geçerli olmadığını, sunulan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin henüz arsası dahi alınmayan yer için yapılan ve geçerliliği olmayan ve de davacılara sadece inşaat yapımı hakkı tanıyan sözleşme olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödünç sözleşmesinin şekil şartına bağlı olmayıp, ödünç verilen paranın havale yolu ile gönderilmesi sırasında borç olarak verildiğinin belirtilmesi gerektiği, aksi halde havalenin bir ödeme vasıtası olarak kabul edileceğinin karine olarak kabul edileceği, her ne kadar davacı tarafça gönderilen dekontlarda açıklama kısmında "... ... Kooperatif'e Ödeme" ve "Kooperatif Arsa Bedeli" yazılan 3 farklı seferde toplam 489.950,00 TL para gönderilmişse de davacının dava dilekçesinde aralarındaki para alışverişinin borç almak için olduğunu, yani bir tüketim ödüncü sözleşmesi yaptıklarını beyan ettiği, davalı tarafın ise bu paranın ödünç olarak gönderilmediğini kendi borçlarını ödemek için gönderdiğini savunduğu, açıklama kısmında böyle bir durum belirtilmemiş olup tarafların aralarında düzenlemiş olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin akabinde bu paraların gönderildiği, paraların gönderildiği kooperatif arsa bedelinin davacı iddiasına göre bu sözleşmedeki arsa bedeli olduğu, dosya kapsamında dinlenilen tanıkların da davacı iddiasını doğruladığı, davalı kooperatif yetkilisi ... ait olan mesajda TOKİ'ye verilecek paranın kooperatif olarak inşaat başlamadan önce ödeneceğinin beyan edildiği, bu mesajın da davacının haklılığını ispatladığı, davacı şirketin, davalı kooperatifin TOKİ'den arsayı alması için davalı kooperatife borç olarak arsa bedelini ödediğinin anlaşıldığı, bunun yanında davalının takibe itirazında borcu kısmen kabul ettiği, yalnızca gönderilen paraların 210.000,00 TL'sinden borç olduğunu ileri sürdüğü, bu borcun da ödendiğini iddia etmesinin de davacı tarafça yapılan ödemelerin ödünç olarak yapıldığını ispatladığı, davalı şirket tarafından davacı şirket yetkilisi olduğu kabul edilen dava dışı ... ... icra takip tarihi olan 06.01.2021 tarihi sonrasında başlangıç tarihi 09.03.2021 olan toplam 269.000,00 TL ödemenin icra dosyasında TBK 100. madde uyarınca dikkate alınması gerektiği fakat işbu itirazın iptali hükmünde dikkate alınamayacağı, dava dışı ... isimli kişiye yapılan ödemelerin ise bu şahsın davacı ile bağlantısı tespit edilemediğinden dikkate alınamayacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/4 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile, takibin aynı tutar üzerinden devamına, takip tutarının %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında davalının TOKİ'den ihale ile aldığı dava konusu arsaya davacı tarafça kat karşılığı inşaat yapılamasına yönelik 21.01.2020 tarihinde adi yazılı sözleşme imzalandığı, 13.07.2020 tarihli 140.000,00 TL ödemede "... ... kooperatifine ödeme" açıklamasının bulunduğu, 28.09.2020 tarihli 250.000, 00... .950.00 TL'lik ödemelere ilişkin dekontlarda "kooperatif arsa bedeli" açıklamasının bulunduğu ve toplamda davacı tarafından davalıya 489.950,00 TL ödendiği, taraflar arasında davaya konu arsaya davacı tarafından kat karşılığı inşaat yapılmasına ilişkin adi yazılı sözleşme bulunduğu, davalının takipten sonra yaptığı ödeme dekontlarında "... gelen paraya mahsuben" açıklamasının bulunduğu, yani davalının iade ettiği bedelin farklı bir alacakla ilgili olmadığını, davacı tarafından kendisine arsa bedeli olarak gönderilen paranın iadesine yönelik olduğunu belirttiği, davacının gönderdiği kısa süreli ödemelerin 349.950,00 TL'lik kısmında "kooperatif arsa bedeli" açıklamasının bulunduğu, davalının aralarındaki başkaca ilişkiyi ispatlayamadığı, Mahkeme tespitinin yerinde olduğu ancak takip ve dava tarihi arası ödeme nedeniyle itirazın iptali talep edilen miktarın takip miktarından daha az olduğununun gözetilmediği, her davanın açıldığı tarihteki durumuna göre değerlendirilmesi gerektiği, bu yönüyle davanın açıldığı tarihte davaya konu borcun mevcut olduğu, davacının dava dilekçesindeki talebi doğrultusunda davanın açıldığı tarihteki alacak miktarı üzerinden yargılama yapılarak, dava sırasında yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması, faiz ve feriler ile vekalet ücreti yönünden de dava tarihindeki miktarın esas alınması gerektiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin bu husustaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacının takip tarihinden önce, alacağının iadesi talebinde bulunduğuna ilişkin bir ihtarnamenin dosyada mevcut olmaması nedeniyle takip tarihinden önceki faiz isteminin reddi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/4 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın 389.950,00 TL yönünden iptali ile, takibin aynı tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, itiraza konu 389.950,00 TL'nin % 20'si olan 77.990,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Huzurdaki dosyada dava değeri 412.219,65 TL olup, Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, reddedilen miktarın 22.269,65 TL olduğu anlaşılmış olup, reddedilen bu miktar dava tarihi (14.10.2021) itibarı ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı vekilin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde ; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'ın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6036, K. 2026/3244, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6036-e-2026-3244-k-907e1793019b