Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6291 E. 2024/7790 K. – Şirket Ortaklığ
Konu: Şirket Ortaklığından Çıkarılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6291
- Karar No
- 2024/7790
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirket Ortaklığından Çıkarılma
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/172 Esas, 2023/1299 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/7 E., 2022/1030 K. BİRLEŞEN DAVA : Birleşen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/99 E.
Taraflar arasındaki şirket ortaklığından çıkarılma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kısıtlı olup Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/985 E., 2006/1134 K. sayılı dosyası ile vesayet altına alındığını, kısıtlının fiili ehliyetinin bulunmadığı ve tam ehliyetsiz olduğunu, bazı kötü niyetli 3. kişilerin kısıtlının nüfus bilgilerini kullanmak suretiyle onun adına şirket kurup ticaret siciline tescil ederek Kadifekale Vergi Dairesi'nde mükellefiyet tesis ettirdiklerini, kısıtlının yapılan işlemden haberinin olmadığını, ilgili kişiler hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinde dolandırıcılık suçlaması ile 2014/381 E. ve 2015/76 E. sayılı ceza dosyaları ile davalar açıldığını, gelen her ödeme ceza ihbarına karşı dava açıldığını, açılan davaların tümünün ceza ihbarlarının iptaline karar verilerek davacı lehine sonuçlandığını ancak olmayan bir şirket adına düzenlenmiş ve kısıtlının müdür olarak gösterildiği ... İnş. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emrinin kısıtlının vasisi bizzat vergi dairesine çağrılarak vasiye tebliğ edildiğini, kısıtlı adına tesis edilen tüm mükellefiyetlerin iptali istemi ile dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu belirttiğini, kısıtlı davacı ...' ın davalı .... Ltd. Şti.'nin şirket ortaklığının iptali ile kaldırılması ve ortaklığa ilişkin tüm işlemlerin ilk yapıldığı tarihten itibaren tüm sonuçları ile birlikte iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davacı tarafça, kısıtlı davacı ...'ın davalı .... Ltd. Şti' nin şirket ortaklığının iptali ile kaldırılması ve ortaklığa ilişkin tüm işlemlerin ilk yapıldığı tarihten itibaren tüm sonuçları ile birlikte iptaline karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında dava açılmış ise de, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/381 E. sayılı dosyası içerisinde ... ile ilgili Adli Tıp Genel Kurulu tarafından düzenlenmiş 14.09.2017 tarih 1256 sayılı raporda "...kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme ve algılama yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede her hangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilmediği, menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı bu duruma göre ...'ın mağduru bulunduğu suç tarihi olan 30.12.2011 tarihinde algılama yeteneğini haiz olduğu ..."nun belirtildiği söz konusu rapor göz önüne alındığında, ...'ın davalı şirkete hisse devir alarak ortak olduğu 30.12.2011 tarihi itibariyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi hükmüne göre fiil ehliyetine sahip olduğu, aynı kanunun 9 uncu maddesi gereğince kendi fiilleriyle hak edinip borç altına girebileceği ve davacının fiil ehliyetine haiz olmadığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Adli Tıp Kurumu (ATK) 4.İhtisas Kurulu'nun davacının bizzat yapılan muayeneleri sonucunda tanzim edilip, bu rapor ile ATK Genel Kurul'dan alınan raporların birbirini teyit eden raporlar olduğu, birleşen dosyada usulüne uygun vekaletnameleri dosyaya ibraz eden davalılar vekilleri yönünden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesinde istinafa gelenin sıfatına nazaran herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı limited şirketteki ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638 ve 640 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz istemin reddine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.