Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4968 E. 2024/6956 K. – Markaya Tecavüz

Konu: Markaya Tecavüzün, Haksız Rekabetin Tespiti Ve Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4968
Karar No
2024/6956
Karar Tarihi
Konu
Markaya Tecavüzün, Haksız Rekabetin Tespiti Ve Önlenmesi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1422 E., 2023/862 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/150 E., 2021/188 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında tanınmış "..." ibareli markalarının tescilen ve ihdasen sahibi olduğunu, davalının internet sitesinde yer alan enerji içeceklerinin satış ve pazarlaması ile ilgili olarak kullanılan ... Şekli ile karşılaşıldığını, bunun üzerine davalıya noter kanalıyla müvekkiline ait tanınmış ve tescilli markalara iltibas yaratan şekillerin kullanımının sonlandırılmasının talep edildiğini, davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, ancak sitedeki kullanımın değiştirilerek devam edildiğini, tüm sosyal medya sayfalarında da ... figürüne sahip olan ... Şekli'nin profil resimleri olarak güncellendiğini ve yeni bir internet sayfasında da müvekkilinin tanınmış ve yüzlerce ülkede tescilli ... şekli markalarına tecavüz ve haksız rekabet yaratan kullanımlarına devam ettiğini, kullanımların noter kanalıyla tespit edildiğini, davalı şirketin müvekkilinin ... şekli üzerine kurulmuş tanınmış markalarını taklit ederek, markaların ününden ve itibarından haksız yarar sağlamaya çalıştığını, davalının markasal kullanımlarının müvekkilinin tescilli ve tanınmış markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlik arzettiğini, bu kullanımların müvekkilinin markaları aleyhine iltibas, tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının dava konusu kullanımları ile müvekkilinin tescilli markalarına iltibas kuretiyle yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının müvekkili aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, internet sitesi, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit vs her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıt, fatura ve her türlü ticari evrak ile alan adları da dahil olmak üzere tüm kullanımlarının önlenmesine, el konulmasına ve hüküm kesinleştiğinde imhasına, davaya konu logoları barındıran internet sitelerinin erişime kapatılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/27336 tescil nolu ve "..." ibareli markanın ve 2017/06348 tescil nolu tasarımın sahibi olduğunu, müvekkili şirketin kurucusunun Suriye uyruklu Ahmad Jaber olup, resmi dilinin Arapça olduğunu, müvekkilinin marka logosu ve tasarımınında da Arapça ibarelerin yer aldığını, müvekkili şirkete ait internet sitelerinde ise davacının iddia ettiği şekilde ... figürünün bulunmadığı, ... figürünün yer aldığını, bunun sebebinin ise ... ibaresinin Arapça telaffuzunun ..., ..., ..., ... şeklinde olmasından kaynaklandığını, müvekkilinin tescil ettirmiş olduğu ... marka ibaresinin zaten ... olan hayvandan aldığını, bu nedenle ... figürlerinin kullanıldığını, müvekkilinin internet sitelerinde tescil ettirmiş olduğu marka ibaresi olan ... ibaresi dışında başka bir ibarenin de kullanılmadığını, davacı yanın markaları ile müvekkilinin kullandığı logolardaki hayvan figürünün farklı olduğunu, renklendirme, kullanım şekli ve logo da farklı figürlerin de yar alması hususlarının birlikte değerlendirildiğinde davacı yanın iddia ettiği şekilde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eyleminin söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin kendi markasını oluşturduğunu ve yıllar içinde belli bir tüketici kitlesine ulaştığını, karşı yanın marka ve logolarını kullanarak haksız yarar sağlamaya çalıştığının düşünülemeyeceğini, müvekkilinin internet sitelerinde TPMK nezdinde tescilli olan markasına ilişkin paylaşımlar dışında bir paylaşım yapmadığını, ortalama zekaya sahip bir tüketicinin ... markası ile ... markasını karıştırma ihtimalinin mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalıya ait olduğu tespit olunan internet siteleri ve sosyal medya sayfalarındaki kullanımlar ve davalı tarafça sunulan ürünlere ilişkin rapordaki tespitler izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde davalının tescil harici davacıya ait tanınmış ... şekil markasını içeren tanınmış markaya yaklaşmak suretiyle yapmış olduğu kullanımlarının tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği, davacının markaya tecavüze dayalı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı kullanımlarının tescil harici olduğu, davalının davacıya ait tanınmış markaları iltibasa sebebiyet şekilde kullanımlarının haksız rekabete sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının herhangi bir hakkı bulunmadan davacı adına tescilli "..." ve "..." şekil markası ile iltibas oluşturacak şekilde internet sitesi ve sosyal medya üzerinde tanıtım ve satış yaptığı, davalının bu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 üncü ve 55 inci maddeleri 3. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz incelemesine konu mahkeme kararının hüküm fıkrasında taraf markalarının şekli görünümlerine yer verildiği anlaşılmıştır. Davacının temyiz itirazları incelenmeden önce, ilk olarak mahkeme kararlarının niteliği ile gerekçeli kararın hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler irdelenmelidir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesi; “ Hüküm Türk Milleti Adına verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmünü haizdir. Hemen belirtmelidir ki, hükümler davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 Sayılı HMK m.294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Hakim, hükmün gerekçesini hazırlarken içtihat ve bilimsel görüşlerden yararlanabilir. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bulmalı ve hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve nedenlerini gerekçede açıklamalıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011, 22.Bası, s:472) Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; mahkemece kararının hüküm fıkrasında taraf markalarının şekli görünümlerine yer verilmiştir. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilir ise de; hüküm kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüde neden olunmasına yol açabilecektir. Örneğin; marka kompozisyonlarının önem taşıdığı davalarda, renk ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmalarının yanıltıcı sonuçlara neden olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır (HGK'nun 2.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676 ve 14.11.2012 gün ve 2012/11-417, 2012/791 sayılı kararları da aynı yöndedir). Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4968, K. 2024/6956, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4968-e-2024-6956-k-6e70c722cd7f