Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5308 E. 2024/6915 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5308
- Karar No
- 2024/6915
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/369 Esas, 2023/927 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/323E., 2023/57 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Konya Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren makine üretim ve pazarlama şirketi olduğunu ve müvekkili şirkete Konya 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2016/4125 D.İş sayılı kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atandığını, şirketin tüm dava ve icra işlerini takip etmek üzere, kayyım olarak atanan TMSF’nin görevlendirildiğini, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan alacak/borç ilişkisi olduğunu, müvekkilince davaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalı tarafın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketin yönetiminin kayyımlar tarafından sağlandığını ve yaşanmış olan yönetim değişikliği nedeniyle alacaklarını tahsil edemediğini ileri sürerek, müvekkili şirketçe tahsil edilememiş ve dava sonucu tespit edilecek olan yabancı para alacağının fiili ödeme günüdeki kur üzerinden hesaplanarak dava konusu 50.891,00 USD alacağının fatura tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle tahsiline, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dava tarihi itibariyle işleyecek en yüksek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilkeçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında 04.12.2013 tarihinde Bükreş 3. Bölge Mahkemesince iflas takibinin kapatılması ve borçlunun tasfiyesine karar verildiğinden; davacı şirket vekiline 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince sicilden terkin edilen davalı şirketin ihyası için yurt dışında dava açmak ve dava açıldığına dair resmi belgeleri dosyamıza ibraz etmek üzere toplam 9 aylık kesin süre verilmesine rağmen kesin süre içeresinde yurt dışında davalı şirketin ihyasına ilişkin her hangi bir dava açıldığına ilişkin davacı vekilince mahkemeye her hangi bir belge sunulmadığından işbu davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesi gereğince husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 04.12.2013 tarihinde, Bükreş 3. Bölge Mahkemesince iflas takibinin kapatılması ve borçlunun tasfiyesine karar verilerek 04.12.2013 tarihinde ticaret sicilinden silindiği, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere taraf ve dava ehliyetinin dava şartlarından olduğu, bu düzenlemeye göre husumet ya da başka bir anlatımla taraf sıfatı dava şartları arasında sayılmadığı, Mahkemece, davalı şirketin iflas takibinin kapatılması ve tasfiyesine karar verilerek ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, davanın HMK'nın 114/1-d maddesi kapsamında taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar vermek gerekirken, husumetten reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı şirketin yabancı bir şirket olması nedeniyle de davacı vekiline yapılan ihtarda 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ihyası için süre verilmesi yerinde değil ise de, davacı tarafça 2. kez verilen süreye rağmen davalı şirketin tescil edildiği hukuka göre ihya edildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediğinden davanın reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, faturaya dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.