Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/3468 E. 2023/2822 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3468
- Karar No
- 2023/2822
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/181 Esas, 2020/545 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile temlik eden davacı banka arasında bireysel müşteri sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeye istinaden davalının kredi mevduat hesabını kullandığını, kredili mevduat hesabından kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine davalı borçlu hakkında İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2015/31092 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının yetkiye, borca ve ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili duruşmaya katılarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 28.06.2016 tarih, 2015/2334 E. ve 2016/703 K. sayılı karar ile borçlunun ikametgahı itibariyle (Ankara İcra Müdürlüğü) yetkili icra dairesinde yapılan bir takip olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 22.01.2019 tarih, 2017/2562 E. ve 2019/360 K. sayılı kararıyla dava konusu para alacağına ilişkin olduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca borcun ödeme yeri olan mahkeme ve icra dairelerinin de yetkili olduğu, davacı alacaklının adresi takibin başlatıldığı İstanbul İcra Müdürlüğü yetki sınırları içinde olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek davanın esastan görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yetkili icra dairesinde başlatılan geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun varlığı ve tutarını ispat külfetinin alacaklı davacıda olduğu, temlik eden davacı bankaya iki kere müzekkere yazılarak banka belgelerinin celbedildiği, bir kısım banka belgelerinin de dava dilekçesi ekinde sunulduğu, 12.03.2020 tarihli duruşmada temlik alan davacı vekiline eksik banka belgelerini sunması için ihtarlı kesin süre verildiği, aldırılan bilirkişi kök ve ek raporuyla sunulan belgelerden alacağın varlığı ve tutarının ispat edilemediğinin tespit edildiği gerekçesiyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu alacağın banka tarafından müvekkili şirkete devir ve temlik edildiğini, krediye ait tüm evrakların asılları ve/veya suretlerinin temlik eden bankada bulunduğunu, müvekkili şirkette krediye ilişkin evrakların olmadığını, mahkemece ilgili evrakların temlik eden bankadan celbi gerektiğini, gelen evraklar arasında eksiklik var ise, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi gerektiğini, mahkemece bankadan celbedilemeyen evrakların 25.12.2020 tarihinde dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin varlık yönetim şirketi olduğunu, her türlü harç ve damga vergisinden muaf olduğunu, temyiz harcından da muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, banka kredi sözleşmesine istinaden başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 10, 17, 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 50 nci, 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Dava, temlik eden davacı banka ile davalı arasında imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişinin de ön raporunda bir kısım belgelerin dosyaya sunulmaması sebebiyle rapor düzenlenmesinin mümkün olmadığı şeklinde ön rapor sunduğu görülmektedir. Mahkemece bu ön rapordan sonra, daha önce bankaya yazılan müzekkerelerin tekidine karar verilip, bilahare istenilen hesap hareketlerinin sunulması için kesin süre verilerek, verilen süre ve bilirkişi raporlarına göre davanın reddine karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olup doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, temlik eden banka kayıtları üzerinde bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması, banka kayıt ve belgeleri yerinde incelettirilmek suretiyle alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının delil listesinde bildirdiği tüm deliller toplanmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.