Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4199 E. 2024/7448 K. – Rucüen Tazminat
Konu: Rucüen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4199
- Karar No
- 2024/7448
- Karar Tarihi
- Konu
- Rucüen Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2153 Esas-2022/119 Karar DAVA TARİHİ : 01.06.2017 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine-Davacının istinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI :2019/261 Esas-2019/259 Karar Taraflar arasındaki rucüen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.10.2012 tarihinde müvekkiline Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan ve davalıya ait aracın yaptığı kaza sonucunda vefat eden Mustafa Yalçın'ın mirasçılarının Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/573 esas sayılı dosyasında açtıkları dava sonucunda hükmedilen tazminatın Polatlı 1.İcra Müdürlüğü'nün 2014/997 Esas sayılı dosyasında 13.04.2014 tarihinde 309.378,36 TL olarak ödendiğini, aracı kullanan sürücü Mustafa Yalçın'ın kaza sırasında 0.760 promil alkollü olduğunun belirlendiğini, ZMSS Genel Şartları uyarınca davalı ... şirketinin sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu belirterek ödenen 309.378,36 TL'nin 13.06.2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/4 üncü maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 73/1 inci maddesine göre davanın zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın davalının ağabeyi olan müteveffaya ödünç olarak verildiğini ve alkollü kullanımın davalının bilgisinde olmadığını, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmemesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Borçlar Kanunu'nun 73/1 madde hükmü gereğince rücu isteminin 2 yıllık zamanaşımı süresine bağlandığı davalı vekili tarafından süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'inin kanunda belirtilen şartları taşıdığı ve usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; trafik kazasında ölen bir kişinin olması nedeni ile uygulanması gereken zamanaşımı süresinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 66 ncı maddesine göre belirleneceği, bu maddeye göre de zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğunu ve kaza tarihi olan 21.10.2012 tarihinden dava tarihi olan 01.06.2017 tarihine kadar 8 yıllık süre dolmadığından "davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair" verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza, ödeme ve dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi ile "birlikte sorumluların" rücu isteminde zamanaşımı süresi özel olarak belirlendiği, TBK'nın 73/1 inci maddede zamanaşımı süresi ve sürenin başlamasının esasları; "Rücu istemi, tazminatının tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlendiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.8.maddesi 4.fıkrasında da rücu zamanaşımı süresi düzenlenmiş olup; "Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar." şeklinde sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl olarak düzenlendiği, zarar sorumlularına ödeme yapan davacı ... şirketinin kendi sigortalısı ile aralarında bulunan sözleşme ilişkisine göre rücu istemi ile açtığı davada da uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, zarar sorumlusunu en başından bilen davacı ... şirketinin ödeme tarihi olan 13.06.2014 tarihinden itibaren 2 yıl içinde dava açması gerekirken, iki yıllık süre geçtikten sonra 01.06.2017 tarihinde açtığı davada zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle başvurunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90,91 ve 95 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme: Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine Gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.