Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/100 E. 2025/75 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/100
- Karar No
- 2025/75
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/100 KARAR NO: 2025/75 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 14/10/2021 NUMARASI: 2021/249 Esas - 2021/740 Karar DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/01/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 17/04/2019 tarihinde ... plakalı aracı ile seyir halindeyken, sürücü ...'ın davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracının müvekkiline ait araca çarptığını, araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, ... plakalı araçta oluşan ve tamir edildiği servis tarafından faturalandırılan maddi hasarın davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını, araçta oluşan değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurduklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, aracın daha önce de bir kez hasarlı kazaya maruz kaldığını, bu kazadan dolayı oluşan değer kaybının tahsili için dava açtıklarını, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/529 Esas sayılı kararında görüleceği üzere 5.000,00 TL değer kaybının hükme bağlandığını, kararın miktar itibarı ile kesin olduğunu belirterek müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybından fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL’nin başvuru tarihi dikkate alınarak 26/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebin 20.700,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aracında meydana gelen değer kaybı ile ilgili müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine açılan hasar dosyasında yapılan değerlendirmede, başvuru öncesinde aracın 165.000 km üzerinde olduğunun tespit edildiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yöntemi uyarınca 15.000 km’nin üzerindeki araçlar için ayrı bir formül düzenlendiğini, bu formül uyarınca 165.000 km’nin üzerindeki araçlar için değer kaybı hesaplaması yapılmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; 20.700,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigortaya başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 01/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tacir olduğundan alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazın ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını davanın reddinin gerektiğini, 2 yıllık zamanaşımı yerine 10 yıllık zamanaşımının uygulanmasının hatalı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek üzere kusur oranlarının tespiti bakımından mahkemece dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurulu'na sevk edilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın güncel kilometresinin 165.000 km üzeri olduğundan değer kaybı hesaplamasına konu edilemeyeceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı olan 3.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas, 2020/40 karar no'lu kararı ile iptal edilen maddelerin işbu dava bakımından dikkate alınmaması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. KTK'nın zamanaşımı başlıklı 109/4. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. TBK'nın 73. maddesinde ise rücu isteminin, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Davaya konu kaza 17/04/2019 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 16/04/2021 tarihinde açılmış olup, zamanaşımı süresi dolmadığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Hükme esas alınan kusur ve değer kaybına ilişkin bilirkişi raporu istinaf talep eden davalı vekiline HMK'nın 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin kusur ve değer kaybına ilişkin rapora yasal süresinde itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur ve değer kaybına ilişkin rapor bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde yasal süresinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden kusur ve değer kaybına ilişkin rapora ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dava dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiştir. ... plakalı aracın sigorta poliçesinde kullanım amacının hususi otomobil olarak açıklandığı görülmekle araç ticari nitelikte olmadığından yasal faize hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 24/11/2018 - 24/11/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS ile sigortalıdır. Davaya konu kaza 17/04/2019 tarihinde meydana gelmiştir. Kaza tarihinde araç başına sorumluluk limiti 36.000,00 TL'dir. Dairemizce davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan yazı cevabından davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davacının kasko sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye 29/07/2019 tarihinde 36.000,00TL hasar bedeli ödediği belirtilmiştir. Hasar ve değer kaybına ilişkin zararlar ZMMS araç başına sorumluluk limitinden karşılanacaktır. Kasko şirketine yapılan ödeme ile poliçe limitinin tükendiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken poliçe limitini aşacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL ilam harcından 85,39 TL peşin harç ile 270,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 260,01 TL ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-1.320,00 TL zorunlu arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 353,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 261,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 503,80 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcı toplam 665,90 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2025