Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/381 E. 2026/5305 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/381
- Karar No
- 2026/5305
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/972 E., 2024/633 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2023/972 Esas, 2024/633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155/1, 52. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.07.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.12.2025 tarihli ve 2024/36299 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155237 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155237 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine esas güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1. maddesi gereğince 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlendiği, temel cezanın en fazla 2 yıl olarak belirlenebileceği gözetilmeden, sanık hakkında 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun 155/1. maddesinde; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. 3. 5237 sayılı Kanun’un adli para cezası başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrası "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hapis cezası yönünden hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesinde düzenlenen suçun cezasının üst sınırının 2 yıl hapis olduğu gözetilmeden, temel cezanın 2 yıl 6 ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2023/972 Esas, 2024/633 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "hüküm fıkrasında yer alan "2 yıl 6 ay" ibaresinin çıkartılarak, yerine "1 yıl 6 ay" ibaresinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının yerinde bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2026 tarihinde karar verildi.