Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/312 E. 2026/8987 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/312
- Karar No
- 2026/8987
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/904 Esas, 2025/1574 Karar SUÇLAR : Tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na (5464 sayılı Kanun) muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince zincirleme 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2024 tarihli ve 2022/977 Esas, 2024/445 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet, tefecilik suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde 21.05.2025 tarihli ve 2025/904 Esas, 2025/1574 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün ve kararın kaldırılmasına, sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararlar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Mahkumiyet hükmüne esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğine, atılı suçtan sabıka kaydı bulunan tanığın beyanlarının hükme esas alınmasının ile şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe "30.09.2017" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında hatalı şekilde "2017" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2026 tarihinde karar verildi.