Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/2245 E. 2026/4966 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2245
- Karar No
- 2026/4966
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4681 E., 2025/2878 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2025 tarihli ve 2024/447 Esas, 2025/477 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(L)-son, 43/2 delâletiyle 43/1, 43/1, 52/2-4, 53/1 ve 58/6 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 1.197.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.12.2025 tarihli ve 2025/4681 Esas, 2025/2878 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine; "sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/319 Esas, 2023/391 Karar sayılı ilamı ile tekerrür hükümleri uygulanmış ise de; istinafa konu dava dosyasının suç tarihinin 08.06.2023 tarihi olduğu ve tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin 26.10.2023 tarihi göz önüne alındığında söz konusu ilam hakkında tekerrür hükümleri uygulanmasının usul ve yasalara aykırı olduğu" gerekçesiyle sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragrafın hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilen hükme yönelik istinaf başvurusunun, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(a) maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanığın Temyiz Sebepleri Suç tarihindeki HTS ve kamera kayıtları ile ses analizlerinin incelenmemesi suretiyle eksik inceleme neticesinde mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, suçla bir ilgisinin bulunmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Anne, baba ve oğul olan katılanların cep telefonlarından suç tarihinde ayrı ayrı arandıkları, buna göre katılan ...'in .. numaralı, yabancı kişiler adına kayıtlı hatlardan arandığı, arayan kişinin kendisini polis olarak tanıttığı, adına FETÖ ve PKK tarafından hat çıkarıldığını, bombalama ve dolandırıcılık olaylarına karıştığını söyleyerek hesabındaki paraları güvence altına alacaklarından bahisle katılana ait .. Bankası mobil bankacılık bilgilerinin ve cep telefonuna gelen onay kodunu talep ettiği, katılan ...'in bu bilgileri telefondaki kişi ile paylaşmasını müteakip hesabından çekilen 51.300,00 TL krediden 1.300,00 TL masraf kesildikten sonra arta kalan 50.000,00 TL'nin babası olan katılan ...'in hesabına aktarıldığı, bununla birlikte kredili mevduat hesabı da kullanılarak 6.000,00 TL, 20.000,00 TL ve 20.000,00 TL olmak üzere 46.000,00 TL'nin doğrudan sanığın hesabına gönderildiği; aynı gün katılan ...'in cep telefonunu .. numaralı hattın aradığı, kendisini başkomiser olarak tanıtan kişinin, oğullarının ifade vermek için alındığını, adliyede olduklarını, adliyeye gelmemelerini, dolandırıcılık olayı olduğunu oğullarının hesaplarının kullanıldığını, kimseyi aramamalarını yoksa operasyonun tehlikeye düşeceğini söylediği, ardından T.C numarasını, kimlik bilgilerini ve mobil bankacılık bilgilerini istediği, katılanın bu bilgileri telefondaki kişiye verdiği, sonrasında bankadan gelen onay mesajlarını söylediği, bunun üzerine katılan ...'in ... Bankası hesabından 30.000 TL, 47.000 TL, 50.000 TL, 29.000 TL’nin sanığın hesabına gönderildiği; aynı gün katılan ...'in cep telefonunu .. numaralı hattın aradığı, eşi ... ve ... ile ayrı ayrı görüşme yapan ve ...'in polis olduğunu zannettiği kişinin, oğlunun adliyedeki meselesi sebebiyle T.C numarasını ve diğer kimlik bilgileriyle telefonuna bankadan gönderilen onay mesajlarını istediği, ...’in bu bilgileri telefondaki kişiye verdiği, bunun üzerine ...'in ... Bankası hesabından 13.000,00 TL'nin sanığın hesabına gönderildiği; sanığın kendi adına olan ... ... ve ... hesaplarına gönderdiği tüm paraları aynı gün yine kendi adına kayıtlı olan ve hesap açılışında kendi kimlik kartı ile fotoğrafının kullanıldığı kripto varlık piyasasında faaliyet gösteren ... Teknoloji A.Ş. hesabına aktarıldığı, katılanların suç sebebiyle meydana gelen zararlarının giderilmediği anlaşılan olayda;
Katılanların her birinin ayrı ayrı aranmaları suretiyle kimlik ve mobil bankacılık bilgileri ile cep telefonlarına gelen mobil onay mesajlarının temin edildiği ve her bir katılanın malvarlığına yönelik ayrı tasarruflar gerçekleştirildiği, bununla birlikte katılan ... ile katılan ... yönünden haksız menfaatin aynı suç işleme kararı kapsamında aynı kişiye karşı birden fazla hareketle temin edilmiş olması karşısında, bu katılanlara yönelik eylemler bakımından 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereği zincirleme suç koşullarının oluştuğu, buna karşın katılan ...'in hesabından sanığın hesabına tek işlemle 13.000,00 TL gönderilmesi sebebiyle bu katılana yönelik eylem bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı; ayrıca suçtan elde edilen haksız menfaatin belirlenmesinde katılan ...’in ... Bankası hesabından çekilen krediden 50.000,00 TL'sinin, babası olan katılan ...’in hesabına aktarılmasının bu tutarı ...’e ait bir malvarlığı hâline getirmeyeceği, söz konusu 50.000,00 TL'nin, kaynağı itibarıyla katılan ...’in hesabından sağlanan ve onun malvarlığında eksilmeye yol açan haksız menfaat niteliğinde olduğu, bu nedenle bahse konu meblağın, katılan ...’e yönelik eylem kapsamında elde edilen haksız menfaat olarak değerlendirilmesi gerektiği; katılan ...’e yönelik eylem nedeniyle elde edilen haksız menfaat miktarının tespitinde ayrıca ikinci kez hesaba dâhil edilmesinin, aynı malvarlığı değerinin iki farklı mağdur yönünden mükerrer şekilde hesaba katılması sonucunu doğuracağı gözetilerek her bir katılandan ayrı ayrı elde edilen haksız menfaat miktarlarının belirlenmesi suretiyle sanığın her bir katılana karşı ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(L)-son hükmünde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gözetilerek ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması gerekirken hatalı değerlendirme neticesinde sanık hakkında tek hüküm kurulması ve bu hükümde zincirleme suç hükümlerinin tatbikiyle 5237 sayılı TCK'nın 43/2 maddesi delâletiyle 43/1 maddesi gereği artırım yapıldıktan sonra aynı Kanun'un 43/1 maddesi gereği tekrar artırım uygulanması,
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(L)-son ve 43/2 delâletiyle 43/1 maddesi gereği belirlenen "7 yıl 6 ay hapis ve 49.875 gün adli para cezası" üzerinden aynı Kanun'un 43/1 maddesi uyarınca (1/4) oranında artırım uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarları "8 yıl 16... gün hapis ve 62.343 gün adli para cezası" iken hesap hatası nedeniyle "9 yıl hapis ve 59.850 gün adli para cezası" olarak belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini,
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan, Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, uyarlama yargılamasına tabi tutulan, 08.10.2015 tarihli ve 2012/305 Esas, 2015/506 Karar sayılı ilamına konu 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının, Yargıtay 11. Ceza Dairesince 18.01.2022 tarihinde onanarak kesinleşen ilâmının, suç tarihinde koşulları itibarıyla tekerrüre esas teşkil ettiği gözetilmeyerek uyarlama yargılaması neticesinde kurulan yeni hükmün karar ve kesinleşme tarihleri dikkate alınarak sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca tatbik olunan tekerrür hükümlerinin hükümden çıkarılması, aleyhe istinaf ve temyiz bulunmadığı ve adli para cezası yönünden çifte atıfet ilkesi gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yukarıda anılan eleştiriler dışında, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe başlığında açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde eleştiri sebepleri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi.