Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1957 E. 2026/5736 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1957
- Karar No
- 2026/5736
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR TARİHİ : 28.01.2026 SAYISI : 2025/3760 E., 2026/16 K. SUÇLAR :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, 7079 sayılı Kanun'un 94. Maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.09.2025 tarihli ve 2025/253 Esas, 2025/638 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L,son, 158/3, 52, 53, 58 inci maddeleri gereğince 10... ay hapis ve 7.050.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlularına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-L,son, 158/3, 62, 52, 53 üncü maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis ve 5.875.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 14.01.2026 tarihli ve 2025/3760 Esas, 2026/16 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 28.01.2026 tarihli ve 2025/3760 Esas, 2026/16 Karar sayılı ek kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, soyut şikayetçi beyanıyla hüküm kurulduğuna, eksik araştırma ve soruşturma sonucu karar verildiğine, şikâyetçinin beyan ettiği .. numaralı hattın HTS kayıtlarının getirtilmediği, bu hattın müvekkilene ait olduğuna dair tek bir teknik veri olmadığına, müvekkilinin hesabına gelen paranın kim tarafından ve hangi iradeyle yönlendirildiğinin araştırılmadığına, şüpheden sanık yararlanacağına, zararın giderilmesine dair beyan alınmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin kandırıldığına, suç işleme kastının bulunmadığına, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanacağına, kararın bozulmasına ilişkindir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına mahkûmiyete yeterli somut delil olmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin hatırlatılmadığına ilişkindir. 4.Sanık ... ve müdafiinin temyiz isteği; sanığın temyiz isteği, IBAN'ını 2 kişiye verdiğine, dolandırıcı olmadığına, diğer sanıkların daha az ceza aldığına, kimseyi dolandırmadığına, dosyanın iyi incelenmesine; sanık müdafinin temyiz isteği suç işleme kastının bulunmadığına, banka hesabını sanığın kendisinin kullanmadığını, hangi amaçlarla kendisinden rica edilerek kullanıldığını sanığın açıkladığını, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, şüphe ile ceza verilemeyeceğine, kararın bozulmasına ilişkindir. 5.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, duruşma talepli olarak, sanığın beyanlarının aksine mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın hesabına gelen paranın dolandırıcılık faaliyeti kapsamında bir para olduğunu bilme gibi bir durumunun olmadığını, taksicilik yaparken diğer sanık ...'yı tanıdığını ve ona duyduğu güven sebebiyle hesabına gelen parayı kabul ettiğini, herhangi bir menfaat sağlamadığını, kararın bozulmasına ilişkindir. 6.Katılan vekilinin temyiz isteği, Sanık ...'in benzer işlerini ispat eden bilgi ve belge sunmasına karşın suça konu olaya ilişkin hiçbir belge sunamadığı, bu durumun da suça iştirak ettiğini kanıtlar nitelikte olduğunu, sanık ...'in diğer sanıklarla birlikte fikir ve davranış birliği içerisinde olduğunu, para akışına iştirak ettiğini, sanık ... hakkındaki beraat kararının kaldırılarak mahkûmiyetine karar verilmesine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden: Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık ... hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmüne ilişkin katılan vekilinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 28.01.2026 tarihli ek kararı ile verildiği, bu kararın katılan vekiline 07.02.2026 tarihinde tebliğ edildiği ve katılan vekili tarafından 20.02.2026 tarihinde süresinde temyiz dilekçesi verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine ilişkin görüş içeren düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Sanık ..'ın hesabına katılan tarafından gönderilen 1.500.000 TL paranın 42.865 USDT olarak kripto para alındığı ve paranın sonu .. ile biten soğuk cüzdan adresine gönderildiği, buradan ise sanık ...'in soğuk cüzdan hesabına gönderildiği, sanık ... alınan savunmasında, adına kayıtlı olan şirket adına kendisiyle irtibata geçen bir şirketin kendisine reklam sınırı olmayan sosyal medya hesabı oluşturma işlemi karşılığında söz konusu kripto paranın geldiğini belirtmiş ise de şirket adına işlem yaptığını belirtmesine rağmen herhangi bir bilgi ve fatura ibraz edemediği anlaşıldığından sanığın atılı suça iştirak ettiği, bu nedenle mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden: Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 14.01.2026 tarihli ve 2025/3760 Esas, 2026/16 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 28.01.2026 tarihli ve 2025/3760 Esas, 2026/16 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinine Karar gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.