Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1540 E. 2026/5575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1540
Karar No
2026/5575
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/523 E. 2025/1456 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararları, Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, 27.05.2025 tarihli ve 2024/523 Esas, 2025/1456 Karar sayılı kararının katılan vekili, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-d, 35, 52,51 inci maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine; açığa imzanın kötüye kullanılması suretiyle özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2020/765 Esas, 2022/637 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında sanık Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine "Sanık ...'nun yargılandığı suçlara katıldıkları iddiası ile ... ve ... hakkında İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine 2019/99 esas sayılı kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında; bahse konu dosya akıbeti araştırılarak, derdest ve birleştirme imkanı varsa birleştirilmesi, birleştirme imkanının olmaması veya karara çıkmış ve kesinleşmiş olması halinde ise, dosyanın aslı ya da denetime olanak verecek şekilde onaylı bir örneğinin istinaf incelemesine konu bu dosya içerisine alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve açığa imzanın kötüye kullanılması suretiyle resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin delillerin değerlendirilmesi ve suçlarının sübutunun kabulü halinde ise, hakkında TCK'nın 158/3. maddesinin uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı da tartışılarak, gerekli değerlendirmelerin yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli kararıyla sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d, 35, 62 52, 53 üncü maddeleri gereğince 4 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 37.500 TL adli para cezası; özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 209/2 del. 207/1, 62, 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin 27.05.2025 tarihli, 2024/523 Esas, 2025/1456 Karar sayılı kararıyla duruşma açılmasına karar verilerek yapılan yargılamada sanık ... hakkında sanık ... müdafii, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, sanık ... hakkında katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak her iki suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEBİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği; sanık ...’nun savunmasının hayatın olağan akışına uymadığı, ölen kişinin bunu bir belge ile değil de başka bir şekilde işleme koyabileceği, sanığın belgeyi ne şekilde ele geçirdiği tespit edilemese de, katılanı borçlandıracak şekilde icra takibi yapıldığı, sanık ...’nun üzerine atılı her iki suç yönünden de mahkumiyetine karar verilmesine ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz isteği; kararı tüm sanıklar yönünden temyiz ettiğini, sanık ...’nun eskiden beri şoför ... ve sanık ... ile sürekli irtibatta olduğu, ayrıca şirketten uzun yıllar önce kovulan avukatı ... ... ile irtibatını sürdürdüğü, ...’nun vefatının hemen akabinde sanıkların şirket kasasına izinsiz olarak girdiklerinin kamera kayıtları ile tespit edildiği, sanık ...’nun bu belgeyi katılandan almadığını açıkça ikrar ettiği, zarfın kapalı olduğunu ve avukat tarafından açıldığını söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunduğu, sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, belgenin sahte olup olmadığını araştırmadan derhal icra takibi yaptığı, sahte belgedeki imzalardaki yazıların belge imzalandıktan sonra düzenlendiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu, ,sanıklar ... ve ...’in ... hastanedeyken defalarca yönetim odasına girdikleri, kimliği bilinmeyen 3. kişiyi de soktukları, defalarca ... ile görüştükleri, sanıkların cezalandırılmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Sanıklar ... ve ... Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir.

2.Sanık ... Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde; Sanık ... ile müteveffa ...'nun 1995 yılında boşandığı, katılan ...'nun ise ...'nun 31.08.2007 tarihinde evlendiği ikinci eşi olduğu, müteveffa ...'nun kredi kullanırken eş muvaffakatı için kullanmak üzere katılandan boş kağıtlara imza aldığı ve 15.07.2015 tarihinde vefat ettiği, 17.08.2015 tarihinde İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2015/16139 esas sayılı dosyasında katılan hakkında yapılan icra takibinde; eşi ...'ya vermiş olduğu ve boş kağıda atılmış imzasının üzerine ...'nun vefatı halinde ...'ya 2.000.000 Euro ödeme yapılacağına ilişkin bir yazı yazılıp, 30.08.2007 tarihi atılarak icra takibi başlatılmak suretiyle, sanığın; katılanın rızası dışında imzalı boş kağıdı bir şekilde ele geçirerek, katılanın rızası hilafına üzerini doldurmak suretiyle açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suretiyle özel belgede sahtecilik ve bu belge ile icra takibi yaparak kamu kurumu olan icra müdürlüğünü araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiğinin, bu şekilde atılı suçları işlediğinin iddia olunduğu somut olayda;

Bilirkişi Prof. Dr. ... ..'in 22.02.2016 tarihli raporuna göre, printer yazıları yazılmadan önce kağıdın dörde katlı olduğu, imzanın ıslak mürekkeple atıldığı ve orijinal olduğu, belgedeki .. yazısı ve imzanın yaş değerlendirmesinde 2005 yılından 4 yıl önce veya sonra atılmış olabileceğinin tespit edildiği, hayatın olağan akışı ve evrak işlerinin işleyişi dikkate alındığında yazıcıya koyulacak evrakın dörde katlanmayacağı yada bir A4 kağıdının önce yazıcıdan yazılı vaziyette çıktısının alınıp daha sonra ıslak imzanın atılacağı, taahhütname içeriğinde "kendisinin şahsıma tek taraflı müracaatı yeterli ve geçerli olmak üzere" ibaresi bulunmasına rağmen ve sanığın, ...'nun eski eşi olarak kendisi lehine katılanın yüklü miktar borç altına girmiş olmasının mümkün olmadığını bilerek ...'nun vefatından iki gün sonra doğrudan icra takibine başladığı, yine suça konu karşılıksız borç ikrarı içeren taahütname başlıklı belgenin tarihinin katılanın sanıkla evlenme tarihinden bir gün öncesine ait olduğu ve katılanın evlenmeden önceki soyadı ile imzalandığı, suça konu belgenin müteveffa tarafından sanığa verildiğinin kabulü halinde dahi, hiç kimsenin iradesi dışında borç altına sokulamayacağı da gözetilerek, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suretiyle özel belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR 1.Sanıklar ... ve ... Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Sanık ... Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2026/1540, K. 2026/5575, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2026-1540-e-2026-5575-k-c7bc811c6bb0