Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/750 E. 2024/47 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/750
- Karar No
- 2024/47
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2072 E., 2022/861 K. SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2020/343 Esas, 2021/537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/2072 Esas ve 2022/861 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin (1) numaralı paragrafında; sanığa isnat edilen “Mühür bozma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu görüşü ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dava konusu oluşturan mühürleme işleminden sonra yeniden mühürleme yapılmadığına, suç kastıyla hareket etmediğine ve zincirleme suç hükümlerinin hukuki dayanağının bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2020 tarihli ve 2020/3518 Esas sayılı iddianamesi ile, sanık tarafından işletilen tavuk çiftliğindeki su sayacının kaçak kullanımdan dolayı 13.10.2017 tarihinde mühürlenmesine rağmen, 20.12.2017 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozulduğunun tespit edildiği, sonraki tarihlerde yapılan mühürleme işlemleri neticesinde de 25.01.2018 ve 13.03.2018 tarihlerinde de mührün bozulduğu iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanık savunmasında; borcundan dolayı su saatinin mühürlendiğini ve mührü bozarak su kullandığını, ancak borçlarını ödediğini, kaç kez mühürleme işlemi yapıldığını hatırlamadığını söylediği, İlk Derece Mahkemesince; "... TCK'nın 203. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun oluşumu için, suça konu sayacın suç tarihinden önce mühürlendiğine dair mühürleme tutanağının düzenlenmiş olması gerektiği, katılan kuruma mühürleme tutanaklarının bir örneğinin gönderilmesi yönünde yazılan müzekkereye alınan cevaptan 13/10/2017 tarihinde yapılan ve ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin dava konusunu oluşturan mühürleme işleminden sonra 20/12/2017, 25/01/2018 ve 13/03/2018 tarihlerinde herhangi bir mühürleme işlemi veya mühür fekkine ilişkin bir tespit yapılmadığının anlaşıldığı, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan incelemede; "...sanığın suç tarihinde .../... adresinde tavuk çiftliği işlettiği, işyerinde kurulu bulunan 257988 abone numaralı su sayacının 13/10/2017 tarihinde kaçak ve usulsüz kullanımdan dolayı kapatıldığı ve mühürlendiği, sanığın bu tarihten sonra su sayacının mühürünü söktüğü ve bu durumun görevlilerce 20/12/2017 tarihinde yapılan kontrolde tespit edildiği ve kaçak/usulsüz kullanım tutanağı tutularak sayacın mühürlendiği, buna rağmen sanığın mührü tekrar söktüğü ve bu durumun da görevlilerce 25/01/2018 tarihinde yapılan kontrolde tespit edildiği ve kaçak/usulsüz kullanım tutanağı tutularak mühürleme yapıldığı, yine sanığın bu mühürü de söktüğü ve bu durumun da görevlilerce 13/03/2018 tarihinde yapılan kontrolde tespit edildiği ve kaçak/usulsüz kullanım tutanağı tutularak mühürleme yapıldığı, alınan savunmalarında suçu ikrar etiği, bu şekilde sanığın katılan kuruma karşı üzerine atılı zincirleme olarak mühür bozma suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkında aynı yerde işlediği 13/10/2017 tarihli mühür bozma eylemi ile ilgili olarak 09/01/2018 tarihinde iddianame düzenlendiği ve sanığın mahkumiyetine dair ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2020 tarihli 2018/1009 Esas 2020/150 Karar sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30/10/2020 tarihli 2020/1428 Esas 2020/1804 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, sanığın üzerine atılı 20/12/2017 tarihli eylemin, tesülsülün sona erdiği iddianame tarihi itibariyle anılan dosya içerisinde kaldığı, ancak 25/01/2018 ile 13/03/2018 tarihli eylemler açısından ise sanığın ikrarı da dikkate alınarak, atılı suçu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından; ilk derece mahkemesince sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hatalı gerekçe ile sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediği belirtilerek atılı suçtan beraatine karar verilmesinin..." yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığı ve sanık hakkında mühür bozma suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 30.06.2020 tarihli tutanakta; "...hakkında isnat olunan atılı suçun niteliği ve muhakeme usulü sebebi ile 5271 sayılı CMK'nın 250/2-3. maddeleri gereğince doğrudan Cumhuriyet savcısı tarafından 30/06/2020 tarihli bilgilendirme ve teklif tutanağı ile bilgilendirme yapılarak seri muhakeme usulü uygulanması yönünde teklifte bulunulduğu, bu hususta şüphelinin teklifi açıkça reddettiği anlaşılmakla, soruşturmaya genel usullere göre devam olunacağının..." belirtilmesi karşısında; Tebliğnamedeki (1) numaralı görüşe iştirak olunmamıştır. 2. Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncesinde usulüne uygun olarak yapılmış bir mühürleme işleminin zorunlu olduğu, mühür bozma suçlarında aynı yere ilişkin olarak her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise hukuki kesinti nedeniyle ayrı suçu oluşturacağı, sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığı kabul edildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım oranı belirlenerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, sonuç cezanın kesinleşen hükümlerle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde, önceden verilen cezaların mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerektiği, bu kapsamda incelenen dosya içeriğine göre; ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2020 tarihli ve 2018/1009 Esas, 2020/150 Karar sayılı dosyası kapsamında, kaçak su kullanımından dolayı 21.04.2016 tarihinde mühürleme işleminin yapıldığı, sanığın 13.10.2017 tarihinde mührü bozduğu ve bu tarihte sayacın tekrar mühürlendiği anlaşılmış olup, 09.01.2018 tarihinde düzenlenen iddianameye konu eylemine uyan mühür bozma suçundan dolayı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 30.10.2020 tarihinde kesinleştiği, temyiz incelemesine konu dosyada ise; 13.10.2017 tarihinde yapılan mühürleme işlemine rağmen 20.12.2017 tarihinde mührün bozulduğunun anlaşıldığı, bununla birlikte sanığın engel olması nedeniyle 20.12.2017, 25.01.2018 ve 13.03.2018 tarihlerinde suyun kesilmeyip herhangi bir mühürleme işlemi de yapılmadığının anlaşılması karşısında; 09.01.2018 tarihli iddianame öncesi gerçekleşen ve sübut bulan 20.12.2017 tarihli mühür bozma suçundan dolayı zincirleme suç hükümleri uygulanarak mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, önceden verilen cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Kabule göre de; a) Sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapıldığında 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, 12 ay hapis cezasına hükmedilmesi sonrası, anılan Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak 8 ay 10 gün hapis cezasına karar verilmesi yerine, 10 ay hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, b) ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/73 Esas ve 2014/1145 karar sayılı kararı ile verilen erteli hapis cezasına ilişkin 2 yıl denetim süresi belirlendiği, kararın 03.12.2014 tarihinde kesinleştiği ve 03.12.2016 tarihinde denetim süresinin biterek hükmün infaz edilmiş sayılacağı, dosyadaki suç tarihinin ise 20.12.2017 olduğu nazara alındığında, denetim süresi bittikten sonra atılı suçun işlenmesine rağmen, denetim süresinde suç işlediğinden bahisle Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2021/2072 Esas ve 2022/861 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.