Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/2965 E. 2024/9520 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2965
- Karar No
- 2024/9520
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/143 E., 2021/412 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karataş Cumhuriyet Başsavcılığının 122427 tarihli ve 2014/60 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında; a) Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri, b) Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 281 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 53 üncü maddeleri uyarınca, cezalandırılması talebiyle Karataş Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Karataş Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli ve 2014/62 Esas, 2014/119 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçlara ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin 5235 sayılı yasanın 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesine bırakıldığından görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Görevsizlik kararı üzerine, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/329 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 281 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiştir. 3. Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/329 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararının kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve 2017/14186 Esas, 2020/2372 Karar sayılı kararı ile "1- Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasında; suçun subütu bakımından, 06.10.2012 tarihinde meydana gelen olayla ilgili olayın şüphelisi ... ile ilgili yürütülen tahkikatta sanık ...'in adli kolluk görevlisi olarak yazılı veya sözlü bir şekilde görevlendirilip görevlendirilmediğinin, görevlendirildi ise hangi tarihte görevlendirildiğinin Tuzla Karakol Komutanlığının bağlı olduğu İlçe Jandarma Komutanlığından ve o tarihte burada görev yapan İlçe Jandarma Komutanından sorularak tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi yasaya aykırı, 2- Kabule göre de; a) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma sonrası, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2020/143 Esas, 2021/412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.05.2022 tarihli ve 11-2022/32 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde, sanığın Karataş İlçe Jandarma Komutanlığında uzman çavuş olarak çalıştığı, jandarma tarafından şüpheli ...'ın yaralama ve silahla tehdit olayıyla ilgili olarak adli soruşturma yapıldığı, ancak sanık ...’in soruşturmada görevli olmadığı, soruşturma kapsamında ...'a ait olduğu iddia edilen tabancaya ait fişeklerin kriminal inceleme raporunun beklendiği, söz konusu raporun 15.01.2013 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığına gönderildiği, ancak evrakın Cumhuriyet Savcılığına gönderilmediği halde sanığın bu işlem yapılmış gibi şüphelinin tahkikat dosyasına İlçe Jandarma Komutanı ... adına imza atarak dosyayı arşive kaldırdığı ve karakol komutanı astsubay ... adına Cumhuriyet savcısı ile görüşme tutanağına sahte olarak imza attığının tespit edildiği, sanığın savunmalarında ... ve ... adına imza attığını ancak suç işleme kastı olmadığı beyan ederek söz konusu suçu beyan ettiği ancak savunmanın inkara yönelik olduğu, sanığın anlatımının Jandarma tarafından takip edilen rutin soruşturma işlemleri prosedürüne uygun olmadığı, sanığın kasten eylemlerini gerçekleştirdiği, sanığın ... soruşturmasında görevli olmadığı, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın zincirleme biçimde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 2. Bozma sonrası 06.10.2012 tarihinde meydana gelen olayla ilgili olayın şüphelisi ... ile ilgili yürütülen tahkikatta sanık ...'in adli kolluk görevlisi olarak yazılı veya sözlü bir şekilde görevlendirilip görevlendirilmediğinin, görevlendirildi ise hangi tarihte görevlendirildiğinin ilgili yerlerden sorulduğu, Karataş İlçe Jandarma Komutanlığının 20.09.2020 tarihli cevap yazısı, sanık savunması, tanık ...’ın da beyanları ile sabit olduğu üzere; 06.10.2012 tarihli şüpheli ...’la ilgili tahkikatta, sanık ...’ın görevli olmadığı anlaşılmıştır. 3. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak: 2. Kurulan hükümde, Karataş Adli Emanetinin 2014/14 sırasında kayıtlı suça konu mühürlü zarf içerisinde Karataş İlçe Jandarma Komutanlığının 06.10.2012 ve 18.12.2012 tarihli olaya ilişkin kolluk fezlekesi asıllarının akıbeti hakkında karar verilmemiş olması isabetsizliğinin Yargıtay tarafından karar verilmesi mümkün görülmüştür. 3. 12.05.2015 tarihli hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2021 tarihli ve 2020/143 Esas, 2021/412 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli emanete ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Karataş Adli Emanetinin 2014/14 sırasında kayıtlı suça konu mühürlü zarf içerisinde Karataş İlçe Jandarma Komutanlığının 06.10.2012 ve 18.12.2012 tarihli olaya ilişkin kolluk fezlekesi asıllarının dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2024 tarihinde karar verildi.