Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40779 E. 2026/5297 K. – Şirket Yönetici
Konu: Şirket Yöneticilerinin Dolandırıcılığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40779
- Karar No
- 2026/5297
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirket Yöneticilerinin Dolandırıcılığı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4230 E. 2020/483 K. SUÇ : Şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, COVİD-19 salgını nedeniyle 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında sürelerin durduğu dikkate alındığında katılan vekilinin temyizi ile diğer temyizlerin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumunun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.) İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2014/42 Esas, 2019/86 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan TCK'nun 158/1-h, 62/1, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 83.320 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. 2.)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/4230 Esas, 2020/483 Karar sayılı kararı ile, duruşmasız olarak yaptığı inceleme neticesinde, Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 106/3 maddesinin infaz aşamasında gözetilebileceği eleştirisi dışında, yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenerek sanıkların suçunun sübutunun kabul edilip, eylemleri olayın niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine, Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanığın .. .. Sanayii A.Ş.nin yönetim kurulu üyesi olmakla birlikte .. ... Noterliğinin 06/07/2011 tarih ve ... yevmiye sayılı imza sirkülerine göre anılan şirket namına faktoring sözleşmesi yapmak konusunda şirket yönetim kurulu başkanı olan diğer sanıklar ... ve .. ..'nun yetkilendirildikleri ve bu sanıklar tarafından .. .. A.Ş. ile yapılan faktoring ..'nun suç tarihi itibarıyla imzasıyla şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmediği, imza yetkisinin suç konusu sözleşme tarihinden önce kaldırıldığı gibi, suç konusu sözleşmenin de bu sanık tarafından sözleşmenin tarafı sıfatıyla imzalanmamış olduğu nazara alınarak, sanık müdafinin istinaf nedenlerinin yerinde olduğu, ancak; bu aykırılığın olayın daha fazla aydınlatılmasına ihtiyaç duyulmadan CMK'nın 303/1-a maddesi delaletiyle CMK'nın 280/1-a, maddesi gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu görüldüğünden, ilk derece mahkemesi kararındaki sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün kaldırılarak yerine; "yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca atılı suçtan beraatine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ: Katılan vekilinin temyiz istemi, yalnızca sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün hukuka aykırı olduğundan bahisle bozularak, mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafi ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri, müvekkillerinin suç işleme kastının bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ihlal edilerek haklarında verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE: A-) Sanık ... ve Sanık ... Yönünden; 1.Sanık ... Yönünden; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenerek sanığın suçunun sübutunun kabul edilip, eylemleri olayın niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelendirilerek vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan, sanık ... müdafinin ileri sürdüğü temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, sanık hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Sanık ... Yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, sanığın 06.07.2011 tarihinde .. ... Noterliğinde imza yetkisini kardeşi olan diğer sanık ...'a devrettiğinin sabit olması ve tüm taraf beyanlarında sanık ...'in imza yetkisi olmasa dahi işleri fiilen yürüttüğü ve talimat verdiğine dair hiçbir anlatımın yer almaması karşısında, bu hususun olayın daha fazla aydınlatılmasına ihtiyaç duyulmadan, yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesinde, herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B-) Sanık ... Yönünden; Sanığın, UYAP üzerinden MERNİS aracılığıyla ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 30.10.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek sanık müdafinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Sanık ... ve Sanık ... Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) başlığında açıklanan nedenlerle sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümlerde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2. Sanık ... Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) başlığında açıklanan nedenlerle sanık hakkındaki hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine ilamın bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2026 tarihinde karar verildi.