Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39134 E. 2025/12386 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39134
- Karar No
- 2025/12386
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1883 E., 2018/1143 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Esastan Ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; müşteki vekilinin 18.02.2019 havale tarihli dilekçesinin temyize cevap niteliğinde olduğu ve temyiz iradesi taşımadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz istemiyle sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi 26/05/2017 tarihli ve 2015/322 Esas ve 2017/203 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararları verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının duruşmalı yapılan incelemesi neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat hükümlerini kaldırarak , sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı yasanın 37. maddesi delaletiyle 158/1-d, 62, 52/2, 52/4, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis ve 66.660 TL. adli Para Cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı yasanın 37. maddesi delaletiyle 204/1, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin ayrı ayrı temyiz istemleri özetle ; taraflar arasında hukuki ihtilaf olduğuna , müvekkillerinin suçu işlemediğine, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğuna usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması istemine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sanıklar müdafilerinin resmi belgede sahtecilik suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlarda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanıklar müdafilerinin nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde ; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Konya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2649 takip sayılı dosyasında ,taşınır mallara haciz konulduğu ancak müşteki vekilinin 13.06.2017 tarihli dilekçesine göre taraflar arasında sulh yapıldığı ve icra takibinden feragat edildiğinin belirtildiği, haciz konulan malların satışlarının yapılmadığının anlaşılması karşısında, sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, eylemin tamamlanmış olduğunun kabulü gerekçesiyle, sanıklar hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR 1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.11.2018 Tarihli ve 2017/1883 Esas, 2018/1143 Karar sayılı sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2. Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 20.11.2018 Tarihli ve 2017/1883 Esas, 2018/1143 Karar sayılı kararında sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.