Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37945 E. 2023/7885 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/37945
Karar No
2023/7885
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1027 E., 2020/893 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2016/122 Esas, 2019/696 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 133.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 12.06.2020 tarihli ve 2020/1027 Esas, 2020/893 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; atılı suçu işlemediğine, katılanın zararını karşılayacağına, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanığın, katılan ... ile internet üzerinden tanıştığını ve kendisin..... Hastanesinde kadın doğum uzmanı olarak tanıttığını, 2011 yılı Mayıs ayından itibaren sanığın katılana kredi kartını kullanamadığını, bir miktar para yatırması gerektiğini, ancak parasının olmadığını söyleyerek en kısa sürede geri ödemek şartıyla para istediğini, katılanın da kendisine güvenmesinden dolayı ilk önce 300,00 TL para gönderdiğini, akabinde sanığın 3-4 gün sonra tekrar para istediğini, bunun üzerine vermiş olduğu kredi kartı hesabına para yatırdığını, daha sonra sanığın verdiği başka şahıslar adına olan hesap numaralarına da çeşitli tarih ve miktarlarda para yatırdığını, katılanın sanığa ulaşamaması üzerine para yatırdığı şahıslardan ...'ya ulaşarak sanığı sorduğunu, ...'ın, sanığın kendilerinin hesaplarını kullandığını, birçok şahsı dolandırmaktan cezaevinde olduğunu söylediğini, sanığın ceza evinde bulunduğu sırada, ceza evinden çıkacağını ve para lazım olduğunu söyleyerek istemesi üzerine katılanın PTT aracılığı ile 03.09.2014 tarihinde, 2.340,00 TL para gönderdiğini, daha sonra yüz yüze görüştüğünde sanığın en kısa sürede borcunu ödeyeceğini, savcılıktan aldığı sabıka kaydında bulunan para cezalarını gösterir kağıdı kendisine göstererek bu paraları da kendisine ödeyeceğini, kendisinin aklandığını, suçunun olmadığını, şartlı tahliye ile ceza evinden çıktığını söyleyerek tekrar para istediğini, bunun üzerine kredi kartından 05.12.2014 tarihinde 4.500,00 TL daha parayı çekip verdiğini, elden peyderpey 25.000 TL para daha verdiğini, katılanın son olarak sanığa 30.12.2014 tarihinde 3.072,00 TL para vererek Iphone 6 Plus marka cep telefonu aldığını, bu şekilde sanığın, katılandan toplamda 85.000 TL menfaat sağlamak suretiyle atılı atılı suçu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık, atılı suçlamayı kabul etmediğini, katılandan aldığı 80.000 TL'ye karşılık, 80.000 TL'lik senet vermiş olduğunu, katılanın göndermiş olduğu 2.500 TL'ye karşılık borcunu ödediğini, bunlara ilişkin belgelerinin bulunmadığını beyan etmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 4. Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Katılan ve mağdurların beyanları, sanığın savunması, banka kayıtları, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor, ile dosya kapsamından sanığa atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2012 tarihli ve 2012/39 E., 2012/192 K. sayılı 5 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezasına mahkumiyete ilişkin hükmün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2011 tarihli ve 2010/917 E., 2011/137 K. sayılı mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması nedeniyle, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür uygulaması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 12.06.2020 tarihli ve 2020/1027 Esas, 2020/893 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine; "... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2012 tarihli ve 2012/39 E., 2012/192 K. sayılı 5 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezasına mahkumiyete ilişkin hükmün tekerrür oluşturduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ilk derece mahkemesi olan İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2016/122 Esas, 2019/696 Karar sayılı kararında, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2011 tarihli ve 2010/917 E., 2011/137 K. sayılı “1 yıl 6 ay ve 6.000 TL hapis cezasına” ilişkin ilamının tekerrüre esas alındığı ve bu hükme yönelik aleyhe istinaf bulunmadığı da gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/37945, K. 2023/7885, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-37945-e-2023-7885-k-536f51f2db9e