Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34219 E. 2026/4567 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/34219
Karar No
2026/4567
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/93 E., 2016/224 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik; banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet sanıklar ..., ... ve ... müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne münhasır olduğu; katılan Banka vekilinin temyiz talebinin sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere ve sanık ... ile diğer sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Banka Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Cumhuriyet Savcısı ve Katılan Banka Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısı ve katılan Banka vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Haklarında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Katılan Banka Vekili ve Sanık ... ile Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Talepleri Yönünden 1. Sanıkların, sahte vergi levhası suretlerini ibraz ederek katılan Bankadan ayrı ayrı krediler kullandıkları olayda,Gelir İdaresi Başkanlığının maddi varlığı olan vergi levhalarını kullanmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 158/1-(d) hükmü ile birlikte aynı Kanun'un 158/1-(j) maddesini birlikte ihlal ettikleri anlaşılmakla, birden fazla nitelikli hâl ihlali ile yargılama konusu eylemleri gerçekleştiren sanıklar hakkında hüküm kurulurken temel cezaların tayininde 5237 sayılı TCK'nın 61/1 maddesinde belirtilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi cezanın bireyselleştirilmesine yönelik kriterler ile aynı Kanun'un 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek, hakkaniyete uygun şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayinleri, 2. Sanık ...'ün, aynı gün katılan Bankadan 96.335,00 TL ve 23.665,00 TL tutarlı iki ayrı kredi kullandığı anlaşılmakla, bahse konu kredi sözleşmelerinin aynı andaki başvurularla imzalanıp imzalanmadığı araştırılarak aynı anda imzalandıklarının belirlenmesi hâlinde, temel cezanın tayininde 5237 sayılı TCK'nın 61/1 maddesinde belirtilen, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu gibi cezanın bireyselleştirilmesine yönelik kriterler gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi; aynı gün fakat araya belli bir zaman dilimi girdikten sonra imzalandıklarının belirlenmesi hâlinde ise sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereği zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınmaksızın eksik ceza tayini, 3. Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezaları yönünden, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezalarının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, 4. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması, 5. Suç tarihi her bir sanık yönünden farklı olduğu hâlde gerekçeli karar başlığında tek bir suç tarihine yer verilmesi, Yasaya aykırı, katılan Banka vekili ile sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/34219, K. 2026/4567, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-34219-e-2026-4567-k-150a2fab1d0c