Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33006 E. 2024/6228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/33006
Karar No
2024/6228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/182 E., 2016/140 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düzelterek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 Tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/140 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 165 inci maddesinin birinci fıkrası, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, sanık hakkında cezalandırılması için yeterli delil olmamasına karşın hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanın iş yerinden çalınan çekin, şikâyetçi ... tarafından bankaya ibraz edilmesi ile çek üzerinde ödeme yasağı bulunduğu anlaşılmış, şikâyetçi ... söz konusu çeki aralarında ticari ilişkiden dolayı kendisine temyiz dışı sanık ...'ın verdiğini beyan etmiş, ... ifadelerinde çeki, hayvan sattığı sanığın kendisine verdiğini ve sanığın kendisini Mehmet Cevheri olarak tanıttığını beyan etmiş, sanık hakkında çalıntı olduğunu bildiği çeki kullanarak menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile kamu davası açılmış, sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, Mahkemece, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, CD izleme tutanağı, sanıkların savunmaları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Gün adli para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 52 nci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olduğu kabul edilmiş, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, somut olayda adli para cezasına esas gün sayısının 1500 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapılarak sonuç ceza tayini yerine temel cezanın 60 gün şeklinde belirlenmesi suretiyle uygulama yapılması gün para cezası yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından ve adli para cezası yönünden ise sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 Tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/140 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 Tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/140 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33006, K. 2024/6228, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-33006-e-2024-6228-k-a4e5befb0879