Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30157 E. 2026/5731 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30157
- Karar No
- 2026/5731
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/187 E., 2016/5 K. SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...’ın .. Toplum Sağlığı Merkezinde sorumlu hekim olarak görev yaptığı, sanığın 28.11.2014 tarihli ve 29189 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeline Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik” kapsamında performans kriterlerine uygunluk sağlamak amacıyla; .. Toplum Sağlığı Merkezinde kayıtları bulunan ..., ..., ..., ... ve ...’ün kimlik bilgilerini kullanarak bilgisayar ortamında ve 04.08.2014 tarihinde söz konusu kişilerin servikal smear testlerinin yapıldığı şeklinde Kanser Tarama Bilgi Formu tanzim ederek .. Halk Sağlığı Müdürlüğü .. Şube Müdürlüğü’ne gönderdiği, sanık tarafından tanzim edilen söz konusu belgeler neticesinde anılan yönetmelik gereği .. Toplum Sağlığı ve Halk Sağlığı Müdürlüğü personellerinin performans kriter puanının 800 puan fazla değerlendirilmesi sonucu sanığa 2014 yılı Temmuz ayında yasal faiziyle birlikte 643,10 TL fazla ödeme yapıldığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu sanığın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan cezalandırılmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan ise suç kastının bulunmadığından bahisle beraat kararı verilmiş ise de, tüm dosya kapsamından sanığın zarar verme bilinç ve iradesinin bulunmadığı, sahtecilik ve dolandırıcılık kastıyla hareket etmediği, ancak görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kamunun zararına neden olması nedeniyle eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen "görevi kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 05.01.2016 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.