Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19437 E. 2025/10779 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19437
- Karar No
- 2025/10779
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/26 E., 2015/70 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Bedelsiz Senedi Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Sanığa yüklenen bedelsiz senedi kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 10.06.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Sanığın, suç tarihinde 73 yaşında olan ve ölümünden hemen önce ciddi sağlık sorunları bulunan müteveffa ... bu zaafından yararlanarak ''14.02.2012 tarihli, 30.000 Euro bedelli, borçlusu ..., alacaklısı sanık ... olan belgeyi'' imzalatarak alıp, ... ölümünden sonra mirasçıları olan katılanlar aleyhine icra takibinde bulunduğu iddia olunan olayda, katılanların, babaları olan müteveffanın yurt dışından 1.000 Euro emekli aylığı aldığını, çeşitli bankalarda parasının bulunduğunu, ayrıca çok sayıda gayrimenkul sahibi olduğunu, sanıktan borç para almasını gerektirir bir sebep bulunmadığı, sanığın ise, müteveffaya 30.000 Euro borç verebilecek derecede ekonomik durumunun iyi olmadığını, müteveffanın ölmeden önce ciddi rahatsızlıklarının bulunduğunu, çocukları uzakta olduğu için kendisiyle ilgilenemediklerini, bu sebeple sanığın müteveffa ile ilgilenip ara sıra hastaneye götürdüğünü, sanığın bu süre zarfında müteveffanın yaşlılığından ve hastalığından faydalanıp hileli yollarla suça konu senedi aldığını ileri sürmeleri karşısında, maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması amacıyla, sanığın suça konu belgenin düzenlendiği tarihlerdeki ekonomik gücü araştırılıp senette yazılı miktarda borç para verecek derecede ekonomik potansiyeli ve iş hacminin olup olamadığının belirlenmesi, suçun sübutu halinde suç vasfı da tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması yerine eksik inceleme ile karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.