Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/6474 E. 2025/11813 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/6474
- Karar No
- 2025/11813
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6474 Karar No : 2025/11813
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan kamu davası henüz sonuçlanmamış olmakla birlikte, ceza soruşturması ve yargılama aşamasında ifade veren davacının, cemaat adı altındayken ders çalışmak ve ibadet amaçlı olarak cemaatin evlerine gittiği, askeri okulu kazandıktan sonra kendisinin aranmaya devam edildiği, aynı şekilde muvazzaf görevine başladıktan sonra da söz konusu yapıya mensup kişilerle görüşmeye devam ettiği, her görev yeri değişikliğinden sonra da atandığı yerlerdeki yapı mensuplarıyla temasını sürdürdüğü, 2012 yılı itibariyle söz konusu yapı ve kişilerle irtibatını kestiği yönünde beyanlarda bulunduğu, davacının yargılandığı ceza davasında Mahkemece, beyanları etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirildiğii davalı idarece dava konusu işlemin dayanağı olarak dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin, davacının FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisakı bulunduğunun değerlendirilmesini sağlayacak yeterlik ve nitelikte olduğu ve davalı idarenin elde ettiği bu bilgiler ışığında davacı hakkında, "FETÖ/PDY terör örgütüne irtibatı ve iltisakı olduğu" şeklinde değerlendirme yapmasının haklı ve makul olduğu anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, sanık (davacı) beyanı, sanığın beyanını doğrulayan ve beyanlarıyla uyumlu tanık beyanlarında sanığın hava astsubay öğrenciliği olan 2006-2008 yıllarından itibaren bu yapıyla temasını kesmesi, sonraki süreçlerde bu yapıdan sanığa yeniden ulaşılarak zorlama ve şefkat tokadı altında korkutularak devamının istenilmesi, sanığın dönem dönem teması bulunsa da 2013 yılının sonu ve 2014 yılının başı itibariyle tamamen bu yapıyla bağını kesmiş olması ve sonrasında bu yapıyla bir temasının bulunmaması hususları dikkate alınarak sanığın eyleminin hata hükümleri kapsamında kaldığı değerlendirilerek kusurunu ortadan kaldıran hataya düşülmesi sebebiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, davacının terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunduğu yönündeki değerlendirmenin, FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında yer alan örgüt mensuplarınca haberleşme amacıyla kullanıldığı değerlendirilen sabit hatlar ve operasyonel hatlar kullanılmak suretiyle oluşturulan hücresel haberleşme ağının tetkiki sonucunda bir kısım personel ile ardışık arandığının tespit edildiğine ilişkin bilgilere, ihraç edilen G.K., A.U., İ.O. ve S.A. isimli personelin beyanlarına, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasına ve ceza soruşturması kapsamında İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde müdafi huzurunda alınan ifadesinde verdiği bilgilere ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediği yönündeki beyanına dayandırıldığı, idarece dava konusu işleme dayanak olarak gösterilen bilgi ve belgelerde yer alan tüm iddiaların ...Ağır Ceza Mahkemesince davacı hakkında görülen ceza davasında kapsamlı bir biçimde araştırılarak, beyanda bulunan askeri personelin tanıklıklarına da başvurulmasının ardından verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda davacının söz konusu yapı ile geçmişte bağlantısı olmuş ve zaman zaman zorlama ile temasını sürdürmüş ise de 2013 yılının sonu ve 2014 yılının başı itibariyle tamamen bu yapıyla bağını kesmiş olduğu ve sonrasında bu yapıyla bir temasının bulunmadığı göz önünde bulundurularak davacının hataya düştüğünün kabulü ile hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildiğinin anlaşılması, davalı idarece işleme dayanak olarak gösterilen bilgi ve belgelerde ise davacının 2013 yılı sonu ve 2014 yılı itibariyle ilişkisini devam ettirdiği yönünde herhangi bir iddianın ve bunu doğrulayacak nitelikte bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusu kabul edilerek İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinde bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü, davacının yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülkenin güvenliğinde önemli bir yere sahip olması ve görevinin hassasiyeti dikkate alındığında davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hal, daha sonrasında üçer aylık dönemler halinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.);...1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. '' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Hava Ulaştırma Astsubay Üstçavuş olarak görev yapan davacı, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. madde uyarınca Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/3-d maddesi uyarınca kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hükmün eksik inceleme nedeniyle bozulması üzerine yapılan yargılama neticesince aynı Mahkeme tarafından ... tarih ve E:..., K:...sayılı karar ile davacı hakkında yine ceza verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmiş, son olarak anılan kararın... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "...sanığın, aşamalarda etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirerek, örgüte ilişkin bilgiler vermek istediği hususları değerlendirilip, yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra karar karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması nedeniyle cezada indirim yoluna gidilerek 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında verilen cezanın TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiş, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir. Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde Mahkemece hata hükümleri uygulanmak suretiyle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince de söz konusu ceza yargılaması tespitlerine atıf yapılmak suretiyle, davacının 2013 yılı sonu ve 2014 yılı itibariyle ilişkisini devam ettirdiği yönünde herhangi bir iddianın ve bunu doğrulayacak nitelikte bir delilin bulunmadığı gerekçelerine yer verilmek suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; temyiz aşamasında UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, anılan kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanılması nedeniyle cezada indirim yoluna gidildiği ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, kararın Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacı hakkında; "...Sanık..., soruşturma aşamasında, İzmir TEM Şube Müdürlüğünde alınan 25/11/2018 Tarihli ifadesinde: "(Kısaca kendinizi tanıtınız? diye sorulduğunda) Ben ilkokul, ortaokul ve liseyi Samsun ilinde bulunan devlet okullarında okudum. Lise bitiminde üniversiteye hazırlık maksadıyla Samsun ilinde bulunan ve herhangi bir yapı ile bağlantısı bulunmayan Kavram dershanesine gittim. Bu yılın sonunda Öss sınavından aldığım puan ile Hava, Kara ve Jandarma Komutanlıklarını kazandım ancak içlerinden yalnızca Hava Komutanlığının mülakatlarına gittim. Bu mülakatları geçerek 2006 yılında İzmir Gaziemir Hava Teknik Komutanlıkları Okulunda eğitim görmeye başladım. 2008 yılında mezun olarak Denizli Çardak Hava Meydan Komutanlığında göreve başladım. Burada 8 yıl görev yaparak 2016 yılında İstanbul ilinde halen çalışmakta olduğum yerde göreve başladım. Şu an evli olduğum eşim ile lise döneminde 2002 yılında tanıştık ve 2013 yılında evlendik. Bu evlilikten 10 aylık 1 oğlum vardır. (fetö silahlı terör örgütüne ilişkin TCK'nın 221. maddesinden yararlanmak için bilgi vermek istermisiniz? isterseniz fetö silahlı terör örgütü ile ilgili bildiklerinizi ayrıntılı olarak anlatınız? diye sorulduğunda) Ben bana anlatmış olduğunuz hükümleri anladım. Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlamasını kabul etmiyorum. Hayatım boyunca hiçbir örgüte mensup olmadım. Ancak şu an örgüt olduğu anlaşılan bu yapının Cemaat olarak bilindiği dönemde içerisinde bulundum. Yine terör örgütü üyesi olmayı kabul etmemekle birlikte bir dönem bu yapının gerçek yüzünü bilmeden içerisinde yer aldığım için pişmanım. Bu konuda da tüm bildiklerimi anlatarak devletimin soracağı her soruya içtenlikle cevap vermek istiyorum. TCK 221. Maddesinde yer alan Etkin Pişmanlık hükümlerinden YARARLANMAK İSTERİM. Ben şu an örgüt olduğu anlaşılan o dönem adı cemaat olan bu yapı ile ilk olarak ortaokul son sınıfta okumakta iken arkadaşım olan M.K. ile ders çalıştıran bir abinin olduğunu duyduğumuz için gitmeye karar verdik. Bu arkadaşım ile birlikte Samsun Merkezde bulunan bir eve gittiğimizde şu an adını veya simasını hiç hatırlamadığım 19 Mayıs Üniversitesinde Matematik öğrencisi olan bir abi 3-5 ay kadar süre ile bize matematik dersi verdi. 3-5 ay sonra bize artık başka bir eve gitmemiz gerektiğini bu abinin okulunun bittiği söylendi. Bu belirtilen yeni eve M.K. benimle birlikte gelmedi. Sonrasında M.K.’nın bu ve benzeri evlere gidip gitmediğini bilmiyorum. Ben gösterilen yeni eve gitmeye başladım. Bu evde bize ders çalıştıran abi F.B. isimli şahıstı. Bu eve benimle birlikte M.A.G., E.Ç. ve F.Ş. isimli öğrenciler de vardı. Bunlar içerisinden M.A.G. 2-3 ay sonra gelmemeye başladı. Biz bu arkadaşlarım ile bu eve yaklaşık 7-8 ay kadar gittik. Bu evde ders çalıştık, abinin eşliğinde namaz kıldık, bizden sorumlu F.B. isimli abinin okuduğu Fetullah GÜLEN kitaplarını dinledik. M.K.: Benimle aynı yaşta ya da 1 yaş büyük olabilir. Benim bu şahıs ile ilk 2 ay aynı evde ders çalışmak dışında bu kapsamda hiçbir görüşmem olmamıştır. En son 5 yıl önce denk geldiğimizde Samsun ilinde Yufka dükkanında çalıştığını hatırlıyorum. F.B.: Bu kişinin gerçek adıdır. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Elektrik- Elektronik Mühendisliği öğrencisi olan, tahminen benden 6-7 yaş büyük olan, nereli olduğunu bilmediğim şahıstır. Bu şahıs gittiğimiz cemaat evinde ben ve diğer arkadaşlarıma ders çalıştırırdı. Namaz kıldırır, Fetullah GÜLEN e ait kitapları okur ve anlatırdı. M.A.G.: Benimle yaşıt olduğunu biliyorum. 2. Gittiğimiz evde gördüğüm bu şahıs yaklaşık 2 ay sonra bu eve gelmeyi bıraktı. Sonrasında başka bir eve gitmeyi devam edip etmediğini bilmiyorum. Babasının Samsun ilinde saatçi dükkanı olduğunu söylediğini hatırlıyorum. E.Ç.: Benimle yaşıt olduğunu biliyorum. 2. Gittiğimiz evde benimle birlikte ders alan bu şahıs ile bu eve gitmeyi bıraktığımız tarihten sonra bu kapsamda hiçbir araya gelmedik. 2014 yılında ablamın bebeğine karyola almak için İstikbal mağazasına gittiğimizde orada çalıştığını görmüştüm. Eşinin İngilizce öğretmeni olduğunu biliyorum. 2-3 ay önce kardeşi askere gittiği için beni aradı ve nerede çalıştığımı sordu. Bu konuşma esnasında şu an hatırlamadığım bir doğu ilinde eşi ile birlikte yabancı dil kursu açtığını söylemişti. Cemaat veya örgüt ile bağlantısının devam edip etmediğini bilmiyorum. F.S.: Benimle yaşıt olduğunu biliyorum. 2. Gittiğimiz evde benimle birlikte ders alan bu şahıs ile bu eve gitmeyi bıraktığımız tarihten sonra hiçbir anlamda bir araya gelmedik. Ailesinin samsunda oturduğunu biliyorum. Hakkında başka bir bilgi hatırlamıyorum. Liseye başlamam ile birlikte gitmiş olduğumuz ev de değişti. Yeni gitmeye başladığımız bu cemaat evinde bizlere ders çalıştırarak sorumlu olan kişi soyadını hatırlamadığım O. isimli 19 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde okuyan biri idi. Bu eve benimle birlikte gelen öğrenciler E.Ç. ve R.Ö. isimli şahıslardı. Bu evde yine bizden sorumlu olan abi bizlere ders çalıştırır, namaz kıldırır, Fetullah GÜLEN kitapları okur ve anlatırdı. Yaklaşık 2-3 ay sonra O. isimli abi bu evden ayrıldı. Onun yerine S.A. isimli 19 Mayıs Üniversitesi Matematik Öğretmenliği okuyan biri geldi. Bu abi deyine bir önceki gibi ders çalışma, namaz kıldırma ve kitap okuma işlerini yapardı. R.Ö. yaklaşık 1 yıl kadar sonra eve gelmeyi bıraktı. Ben sonrasında başka evlere de gitmediğini duydum ancak emin değilim. Yerine gelen ise olmadı. Biz E.Ç. ile birlikte lise bitimine kadar bu eve gitmeye devam ettik. Bu sürenin tamamında bizimle S.A. isimli abi ilgilendi. Bu evde S.A.’nın yanı sıra M.A. isimli bir üniversite öğrencisi daha kalıyordu. Normalde bizden sorumlu olmamasına rağmen bu kişi de S. abinin olmadığı zamanlarda derslerimize yardım ederdi. Yine namaz kıldırır ve kitap okurdu. Yine bu evde kalmayan ancak ara sıra uğrayarak bizleri ve evdekileri kontrol ediyormuş izlenimi veren tahminen evde kalanlardan sorumlu olan gerçek adının Y. olduğunu düşündüğüm biri geliyordu. Bizleri toplayarak konuşmalar yapıyordu. Bu konuşmalarla bizlere askerliği tercih etmemizin iyi olacağını tembihliyordu. Şu an askeriyede bulunan niyeti kötü kişiler yerine sizler gibi temiz, namaz kılan, sorumluluk sahibi vatanını seven insanlar asker olsun derdi. Özellikle Jandarma ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına başvurmamız gerektiğini belirtiyordu. Nasıl olunduğunu sorduğumuzda aşamaları ile ilgili bilgi veriyordu. Güncel olayları takip edin vb. tavsiyelerde bulunurdu. Biz kendisine siz neden asker olmadınız abi diye sorduğumuzda geçiştirir şekilde cevaplar veriyordu. Lisenin bitmesine yakın ders çalışma sürelerini kısa tutup, namaz kılma, kitap okuma ve sohbet etme zamanlarını uzatmaya başladılar. Ben bu durumdan rahatsız olup S. abiye söyledim. Kendisi bana bunların önemli olduğunu aksatamayacağını söyledi. Ben de bu durumda bu eve gelmek istemediğimi söyledim. Kendisi bana sizin üzerinizde onca emeğimiz var. Bunlara vefa gösterin. Ayrıca yalnızca ders çalışırsan ama namaz ve kitabı ihmal edersen, çalıştığın dersin hiçbir faydasını göremezsin. Sizin üzerinizdeki emeğimize ihanet ederseniz başınıza husumet gelir. Şefkat tokadını yersiniz diye cevap verdi. Ben de küçük yaşta bu tehditlerden korktum ve başka ders çalıştırabilecek kimsem de yoktu. Bu nedenle bu eve gitmeyi bırakamadım. Ancak bu eve gitme sıklığımı da azalttım. Lisenin bitim aşamasında ailemin yaşadığı evimize Y. abi ile şu an kim olduğunu hatırlamadığım biri geldi. Babamla benim hakkımda konuştular. Bu abiler babama benim askerliğe başvurmamı özellikle jandarma olmamı istediklerini söylediler. Babam kendilerine sert şekilde tepki verdi ve benim oğlumun geleceği hakkında söz sahibi olamazsınız dedi. Bu abiler babamı alttan aldılar ve isteklerini yumuşak bir dille birkaç kez daha belirttiler. Babam kendi içimizde konuşuruz biz karar veririz dedi ve bu abiler gitti. Ben lise bittikten sonra 1 yıl dershaneye gitmiştim. Ailemin 1 yıl daha dershane masraf yapmasını istemiyordum. Üniversite tercihlerimde de hata yaptığım için istediğim Harita Mühendisliğine yerleşemedim. Kendimi o yıl bir yere yerleşmek zorunda hissettiğim için Hava Kuvvetleri Komutanlığına girmeyi tercih ettim. Beni ısrarla Kara veya Jandarmaya yönlendirmek istemelerine rağmen bana daha yakışır geldiği için Havacı olmayı ben seçtim. Bu süreçte de bu şahıslardan kimseyle görüşmedim. Benimle birlikte bu evde lise bitimine kadar kalmaya devam eden E. isimli arkadaşım da benim gibi askeriyeye girdi ancak o Kara kuvvetlerini kazandı. Benim Hava Kuvvetleri Komutanlığını tercih etmem, mülakatlarını kazanmam veya hiçbir aşamasında bu yapının veya bu kişilerin etkisi olmamıştır. Ben bu sürecin tamamında bu kişiler ile irtibatım olmadan babam ile birlikte hareket ettim. O: Liseye başladığımda gittiğim cemaat evinde bizlerden ilk sorumlu olan, ders çalıştıran, namaz kıldıran ve Fetullah GÜLEN kitapları okuyan abidir. Benden tahminen 5-6 yaş büyüktü. 19 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde okurdu. Yaklaşık 2-3 ay sonra bu evden ayrıldı. Sonrasında ne yaptığını bilmiyorum. Beyaz yüzlü, dalgalı saçlı, yanları hafif dökülmüş saçları vardı. E.Ç.: Benimle birlikte lise döneminde gittiğimiz cemaat evine gelen öğrenci arkadaşımdır. Benimle aynı yaştadır. E. Kara Kuvvetleri Komutanlığını kazandı. Balıkesir ilinde okudu. Doğubayazıt ve Ankara ilinde çalıştı. 2013 yılında benim düğünüme gelmişti. Ben onun düğününe gidemediğim için 2017yılında Samsun ilinde benim senelik izinde, onun ise söylediğine göre raporlu olduğu dönemde kendisinin evine giderek hediyesini verdim. Aktif olarak çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. R.Ö.: Benimle birlikte lise döneminde gittiğimiz cemaat evine gelen öğrenci arkadaşımdır. Benimle aynı yaştadır. R. bu eve bizimle birlikte ilk 1 yıl geldi. Sonrasında ise cemaat ile bağını kopardığını duymuştum. En son ailesi ile birlikte inşaat yapımı işleri yaptığını biliyorum. Hala Samsunda yaşamaktadır. S.A.: Liseye başladığımda gittiğim cemaat evinde bizlerden ikinci ve son sorumlu olan, ders çalıştıran, namaz kıldıran ve Fetullah GÜLEN kitapları okuyan abidir. Benden tahminen 5 yaş büyüktür. O dönem 19 Mayıs Üniversitesi Matematik öğretmenliği bölümünde okuyan şahıstır. Ailesinin İstanbul ilinde ikamet ettiğini biliyorum. Lise bittikten sonra kendisini hiç görmedim. Ne yaptığını da bilmiyorum. M.A.: Liseye başladığımda gittiğim cemaat evinde bizlerden sorumlu olan S. isimli abi ile birlikte yaşayan, dönem dönem ders çalıştıran, namaz kıldıran ve Fetullah GÜLEN kitapları okuyan abidir. Benden tahminen 6-7 yaş büyüktür. O dönem 19 Mayıs Üniversitesi Tarih, Coğrafya veya Sosyoloji bölümlerinden birinde okuyan şahıstır. Denizlili olduğunu biliyorum. Ben ilerleyen yıllarda Denizli ilinde görev yapmaya başlayınca kendisi benim numaramı değiştirmeme rağmen bir şekilde bularak aradı ve bir dönem benimle görüşerek abilik yaptı. Y.: Liseye başladığımda gittiğim cemaat evi ve birkaç evden daha genel olarak sorumlu olan ev ahilerinden üst pozisyonda bulunan örgüt abisidir. Ders çalıştığımız eve ve ailemin yaşadığı eve gelerek askerliğe girmemiz konusunda söylemlerde bulunan kişidir. Benden tahminen 6-7 yaş büyüktür. O dönem 19 Mayıs Üniversitesi Gıda Mühendisliğinde okuyan şahıstır. Trabzonlu olduğunu biliyorum. Sarışın, Zayıf yüzlü ve kaşlarına kadar saçları olup ortadan ayırdığı düz saçları olan biridir. Ben 2006-2008 yılları arasında İzmir Gaziemir Hava Astsubay Meslek yüksek Okulunda okudum. Bu okula başladığımda cemaat içerisinden kimse ile hiçbir bağlantım kalmamıştı. Telefon numaramı da değiştirmiştim. Buna rağmen bana nasıl ulaştıklarını bilmediğim ve şu an nasıl irtibat kurduğumuzu da hatırlayamadığım şekilde tekrar bu cemaat ile iletişime geçmeye başladık. Benimle birlikte devrem olan G.T. ve S.A. isimli devrelerim ile birlikte o dönem bizden sorumlu olan A. ya da H. isimli bir abi ile görüşmek için bir eve gitmeye başladık. Bu abi bizimle görüşmek için Samsun ilinden geldiğini söylüyordu. Hafta sonu izinlerimizde beni aramıyordu ancak diğer iki arkadaşımdan birini arıyor olacak ki bu arkadaşlarım bana abinin bizi beklediğini söylüyordu. Biz de ayda 1 olmak üzere önce Konağa oradan da vapur ile Bostanlı semtine gidiyorduk. İlk gidişimizde bizi beklediğini gördük. Kendisi yürümeye başladı ve biz de onu takip ettik. Müstakil tarzı bu eve girdiğimizde bizi karşıladı ve tanıştık. Ancak bu şahsı ilk gördüğümüzde nasıl tanıdık onu da şu an bilmiyorum. Muhtemelen arkadaşlarımdan birine kendisini tarif etmiş olabilir. Diğer gidişlerimizde ise evi bildiğimiz için biz doğrudan eve gidiyorduk. Bu evde yaklaşık 1-1,5 saat kalıyorduk. A. ya da H. isimli bu abi bize okuldaki durumları soruyordu. Namaz kılabiliyor musunuz? Sakın kaçırmayın. Ancak namazınızı gözle ima ile kılın gibi şeyler diyordu. Aslında ben bu kişilerle hiç irtibat kurmak istemiyordum. Ama şefkat tokadı dedikleri şeyden korkumdan ve çarşı iznimizde rahatça gezebilmek için bu evde resmi kıyafetlerimizi sivil olarak değiştirebildiğimizden geliyordum. Bu nedenle aslında abinin ne dediğini de pek dinlemiyordum. Okulun ilk yılı yaklaşık 5-6 ay ve ayda 1 olacak şekilde toplamda maksimum 5 kez görüşmüşüzdür. 2. Yıla başladığımızda benim bir kız arkadaşım vardı. 2. Sınıflara da sivil olarak çarşıya çıkmak serbest olduğundan artık bu eve gitmek benim hiç işime gelmiyordu. G.T. ve S.A. isimli devrelerime benim artık gelmek istemediğimi ilettim. Beni sorarsa cezalı gibi şeyler söylersiniz dedim. Benden sonra 1 defa gittiklerini biliyorum ama sonra bu konuyu onlara sormayı da bıraktığım için ne yaptıklarını hiç bilmiyorum. Okul dönemi boyunca bu kişi veya örgütten bir başkası ile hiçbir bağlantım olmadı. G.T.: Benim Gaziemir Hava Astsubay MYO dan devremdir. Okuldaki ilk yılımda bağlı olduğumuz örgüt abisinin evine birlikte gittiğim şahıstır. Samsunlu olduğunu biliyorum. S.A.: Benim Gaziemir Hava Astsubay MYO dan devremdir. Okuldaki ilk yılımda bağlı olduğumuz örgüt abisinin evine birlikte gittiğim şahıstır. Samsunlu olduğunu biliyorum. A. ya da H.: Benim Gaziemir Hava Astsubay MYO da okuduğum dönemde bizden sorumlu olan şahıstır. Okuldaki ilk yılımda kendisinin evine giderdik/Kopyalı yada Çorumlu olduğunu hatırlıyorum. Benden tahminen 6-7 yaş büyüktür. Fen Bölümü mezunu olduğunu hatırlıyorum Ben 2008-2016 yılları arasında Denizli ilinde görev yaptım. Burada görev yaptığım ilk yıl benimle kimse irtibata geçmedi. Ben yine telefon numaramı değiştirmiştim. 2009-2010 yıllarında numaramı değiştirmiş olmama rağmen bilmediğim bir numaradan beni bir şahıs aradı. Kendisini A. ya da M. olarak tanıttı ve görüşmek istediğini söyledi. Ben kendisine hayırdır dediğimde önemli bir şey yok bir görüşelim çay içelim dedi. Ben de durumu anladım ve tamam dedim. Denizli ilinde bulunan Forum Çamlık AVM önünde buluştuk ve kendisi yürümeye başladı. Ben de arkadan belli bir mesafeden onu takip ettim. Bu evde görüştük. Bana benimle bundan sonra kendisinin görüşeceğini söyledi. O dönemde de yeni astsubay olmam ve tecrübe kazanmam maksadıyla komutanımın beni misafirhanede kalmaya zorlaması, sosyal hayatımda sürekli beni biri görür de şikayet eder mi korkusu içinde olmam sebebiyle bu kişi ile bağlantıda kalmayı kabul ettim. Ancak kendisi ile ikinci kez görüştüğümüzde bana karşı olan üslubunun sert olması, zorla Kur ’an okumamı, namaz kılmamı baskılaması sebebiyle bu kişi ile tartıştım ve artık görüşmeyeceğimi söyledim. Beni defalarca aradı ancak ya açmadım ya da gelmeyeceğimi söyleyerek kapattım. Aradan bir miktar zaman geçtikten sonra lise döneminde ders çalıştığım evde kaldığını söylediğim M.A. isimli abi aradı. Bana Denizli ’de çalışıyormuşsun. Oraya geleceğim babamların evine davet edeceğim seni bir Denizli yemeği ye gibi şeyler söyledi. Bu abi ile lise dönemindeyken de sosyal vakitlerimiz olurdu. Bizi Playstation oynamaya götürürdü. Belki de ben cemaate küsünce beni ikna etmesi için bu abiyi aramış olabilirler. Ben de tamam geldiğinde görüşelim abi dedim. Geldiğinde beni aradı ve ailesinin evine götürdü. Bu görüşmede ailesi ile tanıştım. Bu görüşmede ben kendisine esasen cemaatten kimseyle görüşmek istemediğimi söyledim. Ancak yine de kabul etmeme rağmen son görüştüğüm ve A. ya da M. olarak bildiğim bu şahsın tavrı nedeniyle görüşmediğimi anlattım. O da bana yine oğlum yeni astsubay sayılırsın. Böyle şeylerden uzaklaşma, illa ki sana dönüşü olur. Şefkat tokadını bir yersen kendine gelemezsin gibi şeyler söyledi. Ben bu şefkat tokadının Allah ’ın başımıza vereceği husumetler olarak algılıyordum ve annemin de 2. Kez meme kanserine yakalanmış olması sebebiyle bu konuda biraz hassastım. M. A. ile ailesinin evinde 2-3 kez yemek yiyip görüştükten sonra beni tekrar A. ya da M. olarak bildiğim şahısla görüşmeye ikna etti. İlerleyen dönemde bu şahıs beni arayınca görüşmeyi kabul ettim. Yine buluştuk ve o yürüdü ben de takip ettim. Yine eski evine yakın bir yerde yeni bir ev satın almış. Bu evin zilinde ise Ş. Hoca şeklinde bir şey yazıyordu. Evde bu şahsın eşi ve çocuklarının sesi geliyordu. Bu seferki görüşmede bana baskı yapmaktan vazgeçmişti. İlerleyen görüşmelerde namaz kılmaya başladık. Risale okurdu ve bir bölümü anlatırdı. Çay içerdik ve ben evden ayrılırdım. İlk başlarda ben tek başıma bu şahısla görüşüyordum. Hatta ben bu abiye bizim birlikten başka kim var diye sorarak kimlerin bu cemaatten olduğunu öğrenmeye çalışıyordum. Ancak bana kimsenin ismini vermiyordu. Bir gün bu evde namaz kıldığımız esnada kafamı bir kaldırdım karşımda aynı birlikte benim çömezim olan İ.O. isimli astsubayın olduğunu gördüm. Orada ne işi olduğunu sordum. Durumu anlatınca A. ya da M. isimli abi bizim bundan sonra beraber olacağımızı birlikte geleceğimizi söyledi. Yaklaşık 1 yıl süre ile ayda 1 olacak şekilde 2013 yılının sonuna kadar bu eve gitmeye devam ettik. 2013 yılının sonlarında doğru ben evlendim EvLendikten sonra ben buraya gitmeyi bıraktım. GörevimAe^crminalK/muijcmıolarak.de kişmişti ve altımda sorumlu olduğum askerim yoktu. Bu nedenle artık yabancı numaraları da rahatlıkla reddedebiliyordum Bir süre telefon etmiş olsalar da bu aramalara hiç cevap vermedim. Bir süre sonra benim evifoîarak yaşadığım evime geldi. Kapıda bana artık neden gelmediğimi sordu. Görüşelim bizi ihmal etme dedi. 17-25 Aralık süreci de yeni yaşanmıştı. Ben evime kadar gelmiş olmasından korktum. Biri görse ne derim diye düşündüm. Ben nöbette iken eşim evde yalnız. Gelirler mi acaba diye düşündüm. Korktuğum için bu şahıs ile 1-2 kez daha görüşmeye gittim. Son kez 2014 ün başlarıma gittiğimi hatırlıyorum. Sonrasında ise tamamen irtibatımı kestim. Beni hiç kimse de aramadı. 2016 yılında tayinim İstanbul iline çıktı. Sonrasında darbe girisimi oldu. Ben bu süreçte kimse ile görüşmedim tüm bağımı 2014 yılında koparmıştım. Eğer İstanbul ilinde iken beni bir kişi bile aramış olsaydı şikayet etmeyi kafama koymuştumama arayan olmadı. A. ya da M.: Denizli ilinde benden sorumlu olan örgüt abisidir. Bu şahıs ile kendi evinde görüştüğümüz, namaz kıldığımız olurdu. Bu görüşmelerde kendisi risale okur, bir bölümü anlatırdı. Bu şahıs 40-45 yaşlarında, Konyalı olduğunu bildiğim, Pamukkale Üniversitesinde görevli öğretmen olduğunu düşündüğüm, ... 2009-2012 model gri arabası olan şahıstır. İ.O.: 2011 mezunu Hava Astsubayıdır. Ankaralıdır. Benimle birlikte Denizli ilinde aynı eve gelerek aynı abiye bağlı olan kişidir. Ben tüm bildiklerimi yukarıda size tüm samimiyetimle anlattım. Ben bu örgütün o dönemki adıyla cemaatten defalarca ayrılmak istedim ve denedim. Hatta telefon numaramı dahi defalarca değiştirmeme rağmen bir şekilde bana ulaştılar ve ikna ettiler. Şefkat tokadı diye bir şeyle beni korkuttular. Annemin 2 kez meme kanserine yakalanması, babamın kalp krizi geçirmesi sebebiyle beni dini duygularımı alet ederek kullandılar. İstemeden de olsa bu kişiler ile görüştüğüm için pişmanım. Ancak ben bir asker olarak görevim dahilinde bu kişiler ile olan dini bağlantımı kesinlikle işime yansıtmadım. Bana göz ile namaz kıl ama aksatma demelerine rağmen ben hiçbir talimatlarına uymadım. 10 yıllık Astsubaylık hayatım boyunca görevimi bir an olsun aksatmadan layıkıyla yaptım. Hiçbir zaman ihanet içerisinde olmadım. Etrafımda bu örgüte veya başka bir yere bağlı olacağım diye vatanına ihanet eden birini görseydim hiç tereddüt etmeden müdahale ederdim. Benim bu yapı ile 2002-2014 yılları arasında görüşmüş olmamın tek sebebi ilk başlarda ders çalışmak, sonrasında ise manevi inançlarımdır. Şimdi anlıyorum ki bu örgüt insanları bir zaafından yakalayarak irtibatını bir şekilde sürdürüyormuş. Benim zaafımda ailemin ekonomik durumu ve ailemin sağlık durumundan endişe etmemdir. Şu anda da büyük ihtimalle mesleğimi kaybedeceğimi bilsem de vatanıma ve devletime gram kızmıyor veya küsmüyorum. Bu durumu bizim başımıza açan bu lanet yapıdır. Neyse ki bu süreç içinde benden tek bir mesleki bilgi istemediler. Askeri hiçbir bilgi veya belge talep etmediler. Eğer etmiş olsalardı ben bu yapıyı canım pahasına da olsa terk ederdim. Gerekenin yapılması için de elimden geleni yapardım...." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya arasında bulunan; Denizli İl Emniyet Müdürlüğü 'nün 19/09/2019 tarihli cevabi yazısı ile sanık hakkında, başka illerde yapılan ardışık arama soruşturmalarında isminin yer alıp almadığı yönünden yapılan araştırma sonucunda; Eskişehir, İzmir, Samsun ve Batman İl Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazıların yazı ekinde gönderildiği, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünün 27/08/2019 tarihli cevabi yazı ve ekinde bulunan HTS Kayıtları İnceleme Raporu ile, sanığın ardışık olmayan şekilde, ... isimli, ... numaralı sabit hattan kullanmış olduğu ...numaralı hattın; 03/09/2014 tarih, 21:57:40 saatte, 22 sn, 24/10/2014 tarih, 20:45:49 saatte, 0 sn ve 24/10/2014 tarih, 20:47:18 saatte, 38 sn görüşme kaydının olduğu, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 19/08/2019 tarihli cevabi yazı ve ekinde bulunan HTS Sorgulama Tutanağı ile, sanık... 'nun, İ.O. isimli bir asker şahıs ile birlikte ardışık olacak şekilde, ... numaralı sabit hattan kullanmış olduğu ... numaralı hattın; 30/11/2012 tarih, 21:20 saatte, 0 sn, İ.O.'nun da, ... numaralı sabit hattan kullanmış olduğu ... numaralı hattın; 30/11/2012 tarih, 21:21 saatte, 0 sn olacak şekilde arandığının tespit edildiği, Samsun İl Emniyet Müdürlüğünün 15/08/2019 tarihli cevabi yazı ve ekinde bulunan HTS İnceleme Tutanağı ile, sanık... 'nun, Y.Y. isimli şahıs ile birlikte, ... Büfe İlkadım/Samsun isimli, 3624316744 numaralı sabit hattan kullanmış olduğu... numaralı hattın; 12/08/2010 tarih, 13:30:47, 13:31:45, 13:33:05, 13:34:53, 15:3920, 15:40:25 ve 15:41:25 saatte, 0 sn, 15:39:02 ve 15:40:43 saatte, 31 sn, Y.Y. 'nin de 12/08/2010 tarih, 13:26:58 saatte, 42 sn ve 13:28:31 saatte, 41 sn olacak şekilde arandığı, yine sanığın ... Şarküteri İlkadım/Samsun isimli ... numaralı sabit hattan kullanmış olduğu 0541.....90 numaralı hattın; 16/09/2010 tarih, 21:14:51 saatte, 160 sn görüşme kaydının olduğu, Batman İl Emniyet Müdürlüğünün 15/08/2019 tarihli cevabi yazı ve ekinde bulunan Teşhis Tutanakları ile, sanık hakkında FETÖ/PDY kapsamında A.K. ve İ.O. 'nun beyanda bulunduğu ve Fotoğraf Teşhis Tutanakları ile sanığı teşhis ettiği görülmüştür..." yolunda tespitlere yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen ceza mahkemesi kararında belirtildiği üzere, davacının ortaokul son sınıfta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile tanıştığı, evlerine giderek ders çalıştığı, söz konusu evlerde örgüt elebaşının kitaplarının okutulduğu ve propaganda kasetlerinin izletildiği, örgütün yönlendirmesiyle askeri okullara hazırlandığı, okul dönemi ve hizmete başladığı dönem de dahil olmak üzere 2014 yılı sonlarına kadar örgüt üyeleriyle belirli sıklıkla görüşmeye devam ettiği yönündeki beyan ve ikrarı ile davacının ankesörlü hatlardan arandığı yolunda tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının ifa etmiş olduğu kamu görevinin niteliği ve önemi de göz önüne alındığında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 05/11/2025 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.