Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19132 E. 2023/1357 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19132
- Karar No
- 2023/1357
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/214 E., 2015/46 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2013/214 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında; a) Şikayetçi ...'ye yönelik eylemleri nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b) Katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, c) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 ncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ... Coşkun hakkında;a) Katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 ncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nin temyizi, atılı suçu işlemediğine, duruşmada hazır edilmeden karar verildiğine, 2. Sanık ...'ın temyizi, suç işleme kastıyla hareket etmediğine, 3. Sanık ... Coşkun'un temyizi, olayda aracı olduğuna, sahtecilik eylemlerine iştirak etmediğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'den 28.08.2012 günü 35 DA 5935 plakalı aracı kiraladıkları, daha sonra sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle ... adına oluşturdukları sahte nüfus cüzdanı ile 10.09.2012 tarihinde katılan ...e Alaşehir 1. Noterliğinin 09016 nolu araç satış sözleşmesi ile sattıkları, katılan Ferudun Gündüz'ün aynı aracı 12.09.2012 tarihinde Alaşehir 2. Noterliği aracılığıyla ...'a sattığı, bu suretle sanıkların basit dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır. 2. Mahkemece yapılan yargılamada sanıklar ... ve ...'nin şikayetçi ...'ye yönelik eylemlerinin güveni kötüye kullanma suçunu, tüm sanıkların katılan ...'e yönelik eylemlerinin kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu ve yine tüm sanıkların sahtecilik eylemlerinin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyetlerine hükmedilmiştir. 3. Sanıklar atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir. 4. ... ve ... adına düzenlenmiş 28.08.2012 tarihli araç kiralama sözleşmesi, Alaşehir 1. Noterliğinin 10.09.2012 tarihli 09016 nolu araç satış sözleşmesi sureti, Alaşehir 2. Noterliğinin 12.09.2012 tarihli 0005413 nolu araç satış sözleşmesi sureti, aracın katılan ...'e satışından önce yaptırılan araç muayene işlemi sırasında sanık ... 'un işlemlere katıldığına ilişkin 17.09.2012 tarihli görüntü inceleme ve teşhis tutanağı, katılan tarafından yapılan teşhis işleminde aracı kiralayanların sanıklar ... ve ... olduğuna ilişkin 25.04.2013 tarihli teşhis ve 26.04.2013 tarihli ifade tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Olay ve olgular bölümünün dördüncü paragrafında belirtilen deliller uyarınca fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B) Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Olay ve olgular bölümünün dördüncü paragrafında belirtilen deliller uyarınca fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen, “değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir kişiye karşı aynı suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda, ele geçmeyen nüfus cüzdanının farklı tarihte düzenlendiğine dair bir delilin bulunmaması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra; 1. 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde, 2. 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. D. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik ve Güveni Kötüye Kullanma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.11.2018 tarihli ve 2018/339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca da farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesinin "savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu" şeklindeki kararları uyarınca; UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın, hüküm tarihinde farklı yargı çevresindeki Bilecik M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmasında duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2013/214 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2013/214 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği hükümlerin, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların tamamen çıkartılması suretiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Güveni Kötüye Kullanma Suçundan, Sanık ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik ve Güveni Kötüye Kullanma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2013/214 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.