Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19005 E. 2023/1422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19005
Karar No
2023/1422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/371 E., 2015/171 K. SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER :Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2013/371 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında a)Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b)Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, suça konu çekin sanığın iradesi dışında elinden çıkarak diğer sanıkların eline geçtiğine ve sair nedenlere ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanığın suç kastının olmadığına ilişkindir. C. Sanık ...'ın temyiz isteği, hükmün yüzüne karşı okunmadığına, suç kastının olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nin, eşi Sevinç Çiftçi'ye(Köse) ait olan ve daha önce karşılığı ödendiği için geri alınan ve eşinin iş yerinde bulunan, suça konu 5.000,00 TL bedelli çeki, çekin tarih kısmını değiştirip eşinin imzasını taklit ederek çekin tarihini paraflamak suretiyle sanıklar ... ve ...'a verdiği, sanıklar ... ve ...'ın da suça konu çeki katılandan aldıkları 5.000,00 TL borç karşılığı katılana verdikleri, suça konu çekin katılan tarafından bankaya ibrazında keşide tarihinde tahrifat olduğu gerekçesiyle işlem yapılmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ..., daha önceden tanıdığı sanık ...'ın tanımadığı bir erkek şahısla Köseoğlu Unlu Mamuller isimli iş yerinde iki gün kaldığını, suça konu çekin sanık ... tarafından iş yerinde kaldığı sırada kendilerinden habersizce alınmış olabileceğini, suça konu çekteki düzeltmeyi kendisinin yapmadığını savunmuştur. 3.Sanık ..., soruşturma aşamasında suça konu çeki sanık ...'den hatırlamadığı bir iş karşılığında aldığını, sanık ...'nin çekin tarih kısmını paraflarak verdiğini, kendisinin de borcuna karşılık katılana verdiğini savunmuş, yargılama aşamasında ise sanık ...'nin suça konu çeki sanık ... ile kendisine imzalı bir şekilde verdiğini, yanlarında çeke herhangi bir imza veya ciro yapmadığını savunmuştur. Sanık ..., soruşturma aşamasında suça konu çeki sanık ... ile birlikte İzmit'te tatlı imal eden bir dükkandan aldıklarını, çeki veren şahsın "eşimin çekini yazdırır mıyım, tabi ki öderim" dediğini, kendisinin de borcu karşılığında katılana verdiğini savunmuş, yargılama aşamasında ise sanık ...'nin suça konu çeki imzalayıp diğer sanık ...'a verdiğini, daha sonra sanık ...'in katılandan aldığı mal karşılığı suça konu çeki verdiğini, kendisinin suça konu çeki kefil olarak ciroladığını savunmuştur. 4. Katılan ..., sanıklar ... ve ...'a 5.000,00 TL borç para verdiğini, karşılığında da aynı gün, yani borç para verdiği gün suça konu çeki aldığını, muhatap bankayı arayarak çekte herhangi bir problem olmadığını öğrenmesi üzerine çeki kabul ettiğini, çeki aldıktan sonra 0 532 732 58 95 nolu telefonu arayarak keşidecinin eşi olduğunu söyleyen ... ile görüştüğünü, ...'nin kendisine "gelin anlaşalım, size senet verelim, günü gelmeden biraz da Kemalpaşa tatlısı verelim çeki likit edelim" dediğini, ancak bankaya ibraz etmeyi daha uygun gördüğünden ...'nin teklifini kabul etmediği, çeki bankaya ibrazında banka görevlilerince çekte tahrifat olduğundan bedelinin ödenmeyeceğini söylediklerini beyan etmiştir. 5. Suça konu çekin keşidecisi ve sanık ...'nin eşi olan tanık ...(Köse), suça konu çekin kendisine ait olduğunu, keşidecisi imzasının kendisi tarafından atıldığını, suça konu çeki ticaret yaptığı ...'a verdiğini, ...'a çekin gününden önce nakit olarak ödeme yaptığından çeki geri aldığını, çeki geri aldığında çekin arkasında sadece ...'ın cirosunun olduğunu, çekin tarih kısmında herhangi bir düzeltme olmadığını, bu çeki ...'dan geri aldıktan sonra ertesi gün bankaya iade etmek üzere dükkanın çekmecesine bıraktığını, çekin kim tarafından alındığını, çek üzerindeki tahrifatın kim tarafından yapıldığını bilmediğini beyan etmiştir. 6. Mahkemece, suça konu çek aslı duruşmaya getirtilmiş, yapılan gözlemde çekin zorunlu unsurlarını taşıdığı, aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi ile gerekçeli karar başlığında "15.02.2013" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu çekin sanıklar ... ve ... tarafından katılana verildiği tarih olan "25.11.2011" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilemediği araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2013/371 Esas, 2015/171 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/19005, K. 2023/1422, T. 13.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-19005-e-2023-1422-k-a2e69850adf4