Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/1873 E. 2024/135 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1873
Karar No
2024/135
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1420 E., 2016/166 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, 2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, pişman olduğuna, sahtecilik suçunu kabul etmediğine, ailesine bakacak kimse olmadığından suçu işlediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde hakkında kesinleşmiş hükümlerden dolayı yakalama emri olan sanığın, kolluk görevlileri tarafından yapılan kontrolde, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak ...'ın kimlik bilgileriyle düzenlenmiş suça konu nüfus cüzdanını ibraz ettiği, uzmanlık raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak oluşturulduğu, aldatıcılık niteliğinin bulunduğu ve sanığın suçunu ikrar ettiği kabul edilerek resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. 2. Sanığın ikrarının içeren savunması, yakalama tutanağı, adli emanet kaydı, suça konu nüfus cüzdanı, sanığa ait adli sicil kaydı ve diğer deliller dosya arasındadır. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden 1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken adli sicil kaydındaki birden fazla ilamın tekerrüre esas alındığı belirlenmişse de, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/134 Esas, 2013/320 Karar sayılı kararında açıkladığı üzere hükümlülüklerinden en ağır olanının esas alınması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden 1. Sanığın, hakkındaki yakalama emrinden kurtulmak amacıyla ... isimli şahıs adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını kolluk görevlilerine ibraz etmekten ibaret eyleminde, ...'a hukuka aykırı bir fiil isnadında bulunmadığı anlaşıldığından başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yüklenen suçtan beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Kabule göre de; sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/1873, K. 2024/135, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-1873-e-2024-135-k-ced492d3bbda