Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17808 E. 2025/10746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17808
Karar No
2025/10746
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/339 E., 2015/101 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, iade,bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ile Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarına Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp itiraz yoluna tabi olduğundan; Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle dosyanın incelenmeksizin MAHALLİNE İADESİNE,

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz İncelenmesinde: Sanıkların yargılama konusu 5237 sayılı Kanun'un 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... müdafi ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan Temyiz İncelenmesinde: 1. Sanık ... adına devri yapılan ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına ... Bankası .../İstanbul şubesinde borçlu cari kredi ve çek iştirak işleminin yapıldığı, buna karşılık bankadan 13.06.2006 tarihinde 95.538,00 TL kredi kullanıldığı, çekilen kredinin teminatı olarak bankaya ... keşideli 13.09.2005 vade tarihli, 3,800,00 TL bedelli, ... keşideli 01.08.2005 vade tarihli, 2,800,00 TL bedelli, 01.09.2005 vade tarihli, 2.800,00 TL bedelli bonoların teminat olarak verildiği, süresi içerisinde bankaya ödeme yapılmaması üzerine icra takibine başlanıldığı, icra takibi sırasında bonolara karşı yapılan imza itirazı neticesinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve suça konu bonolarda keşideci olarak ismi geçen ... ve ...'un imzalarının bu kişilere ait olmadığının belirlendiği, 25.07.2012 tarihli kriminal raporuna göre ise suça konu bonolardaki yazı ve imza örneklerinin sanık ...'ın el ürünü olduğunun tespit edildiği, sahte olarak tanzim edilmiş bonoların sanıklar tarafından teminat amacıyla Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'ye ciro ettikleri iddia olunan olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.3.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı gözetilerek, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; katılan Bankanın 27.01.2010 tarihli yazısı ile ne amaçla verildiği anlaşılmayan suça konu bonoların, kredilerin kullanımı sırasında mı yoksa kredi kullandırıldıktan sonra mı verildiği, banka kayıtlarına hangi tarihte geçtiği, borcu karşılamaya yeterli başkaca bir teminat alınıp alınmadığı kredinin sanıkların hesabına ne zaman aktarıldığı hususlarının ilgili banka nezdinde araştırılması, var ise teslim makbuzu vb. belgeler ile ilgili kayıt asıllarının ya da onaylı suretlerinin getirtilip dosyaya eklenmesi, kredi borcuna ilişkin ödeme bulunup bulunmadığı ve miktarı da net olarak belirlenip, kısmi ödeme varsa katılan bankanın muvafakatının olup olmadığının sorulmasından sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de; 2. 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanık ... müdafi ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/17808, K. 2025/10746, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-17808-e-2025-10746-k-b06a14d3a5be